• 0

    Kozmik mikrodalga arkaplan ışıması üzerine.

    venividi 18 Eylül 2017
  • 0
    son yayılma yüzeyi ışık hızıyla uzaklaşıyorsa fotonları bize nasıl ulaşır ? 14 milyar yıl sonra bunu hala gözlemleyebiliyor olmamızın anlamı ''evren tek bir noktadan var oldu'' derken ki noktalardan, en azından gözlemlenebilen evrenimiz kadar olduğu olabilirmi ? Sanırım bazı yanlış algılarım mevcut her türlü fikir ve betimleme çok yararlı olacaktır.
    venividi 18 Eylül 2017
  • -1
    Sorunun kendisi yerinde fakat soruyu sorma üslubunuz soruyu anlamsızlaştırmış.
    Diğer yandan kozmik mikrodalga arka plan ışınının taşıyıcısı olan fotonlar için zaman 0'dır. Yani onlar için zaman hala başlangıç seviyesindedir t=0 diye biliyorum. Soruyu daha sıralı ve doğru kurarak sorarsanız belki bildiğim bir şeyler vardır.
  • -2
    Zaten ihtiyacım olan bu dediklerimi anlayacak birinin cevabı, yoksa google sorardım. Müsade edin biri çıkarsa o kendisi cevap versin. Ha çıkmasada çok önemli değil.
    venividi 18 Eylül 2017
  • -1
    Anlıyorum.
  • 0
    bizim gördüğümüz fotonlar 14 milyar önceki fotonlar (kozmik arka plan)
  • 0
    @Vide Supra,
    "Fakat ne kadar zaman geçerse geçsin mutlaka yolda olan bir fotona rastlayabiliyor olmamız ise gözlemlenebilir evrenin sınırlarının da zamanla artmasıyla ve taradığı alana yeni fotonların girebilmesi ile mümkünmüş gibi geliyor. "

    Biraz daha açabilir misiniz?
  • 0
    Burtay Mutlu (shibumi_tr) merhaba. Gözlemlenebilir evrenin uzaklığının her yılda 1 ışık yılı daha genişliyor. Fakat gözlemlenebilir evrenin tam ucundaki kütleçekim ile bağlı olmayan bir obje, artık an itibariyle ışıktan hızlı olarak bizden kaçmaya başlıyor denebilir. Yani gözlemlenebilir evren genişlerken içerisindeki bilgi azalıyor, çünkü nesneler bu sınırı geçtiklerinde geriye bilgi dönmüyor.

    Büyük patlamadan 380000 yıl sonda, şu andaki pozisyonumuzu referans alarak cmb radyasyonunun serbest kaldığı ilk ana gitmiş olduğumuzu varsayalım. Kendi bulunduğumuz noktadan ve diğer tüm hidrojen ya da helyum atomunun olduğu noktalardan ilk cmb ışınları yayılmaya başlıyor. (Tüm ışık kirliliğini saymazsak) Anlık bir ışık yerine sürekli devam eden ve sürekli daha uzak mesafelerden gelen ışığı göreceğimizi söyleyebiliriz. Zamanı ileri sarar ve gözleme devam edersek de sürekli daha uzak mesafelerden gelen fakat aslında aynı anda yayılmış olan ışıkları göreceğiz. Bu salınan ışıklar da artan mesafeden dolayı bizden daha hızlı uzaklaşan noktalardan geldiği için zamanla kızıla kayarak bize ulaşıyor. Yani teorik olarak bir kere kozmik arkaplan ışımasının ne kadar süre önce salındığını hesaplayabilirseniz-ki nasıl hesaplandığını bilmiyorum- artık evrenin neresinde olursanız olun geçen süreyi hesaplayabileceksiniz demektir. Yani 14 milyar yılın göreceli bir süre olmadığını düşünüyorum. En azından kozmik arkaplan ışımasının gözlemlenebileceği son ana kadar gayet yerinde bir referans noktasına sahibiz gibi görünüyor.

    Burtay bey genişleyen gözlemlenebilir evrenle alakalı olarak yazdıklarımın okuduklarımın yanında tutarsız olduğunu gördüğüm için daha fazla üzerinde durmak istemedim. Fakat şurada konunun oldukça güzel açıklamaları bulunmakta;
    https://www.youtube.com/watch?v=sxbPwl_KRuA&t=7s
    https://www.youtube.com/watch?v=06z7Q8TWPyU
    Vide supra 20 Eylül 2017
  • 0
    10 milyar yıl önceki gözlemcide aynı yönden gelen ışımayı görüyor şimdiki de. bu mesafe farkı nereden geliyor?
    venividi 18 Eylül 2017
  • 0
    @venividi;
    http://www.kozmikanafor.com/cok-uzak-galaksilerin-gercek-uzakligi-nedir/
    ışık yolunu sürdürürken aynı zamanda evren de genişlemeye devam ediyor....mesela keşfedilen en uzak galaksi 14.3 milyar ışık yılı uzaklıkta diyelim....ama aslında o galaksi şu an bizden 38 milyar ışık yılı uzaklıkta çünkü o galaksinin ışığının bize ulaşması ancak 14.1 milyar ışık yılı sürdü bu süre zarfında evren genişledi ve şu anki konumundan yolladığı fotonlar bize ulaştığında o galaksi 60 küsür milyar ışık yılı uzaklıkta olacak...
  • 0
    Cmb'nin büyük patlamadan yaklaşık olarak 378,000 yıl sonra, absorplama ve tekrar yayılma evresinden kurtulan fotonlar tarafından oluştuğu düşünüylüyor. Yani bu anda evrenin her noktasında dağınık halde bulunan fotonlar olası tüm doğrultularda yayılmaya başlıyor. Mesela tam şu anda cmb yi gözlemleyen bir cihaz bahsettiğin "son yayılma yüzeyi"nin de içerisinde aslında. Evren genişlediği için bu cihaza ulaşan fotonlar da sürekli daha uzun mesafeler kat etmek zorunda olduklarından 3000 kelvin sıcaklığından, 3 k sıcaklığına kadar kızıla kayıyorlar. (siyah cisim ışıması değerleri)

    Benim anlamadığım ve kendi çapımda yorumladığım nokta ise neden bu fotonların sürekli gelmeye devam ettikleri aslında. Eğer evren bu ayrışma olarak adlandırılan andan itibaren genişlememiş olsaydı bu fotonlar bir fotoğraf makinesinin flaşı gibi anlık bir görüntü verebilecekti sadece. Fakat ne kadar zaman geçerse geçsin mutlaka yolda olan bir fotona rastlayabiliyor olmamız ise gözlemlenebilir evrenin sınırlarının da zamanla artmasıyla ve taradığı alana yeni fotonların girebilmesi ile mümkünmüş gibi geliyor.

    Vide supra 18 Eylül 2017
  • 0
    "Müsade edin biri çıkarsa o kendisi cevap versin. Ha çıkmasada çok önemli değil."
    O zaman ne diye sordunuz? "Laf olsun, torba dolsun!" diye mi?
  • 0
    bu yazdığınla birlikte 3. boş entry. bilgiye ulaşmak için başka kaynaklar bulabilirim yinede laf salatası yapmaya lüzum yok anlamında.

    Vide supra bilgi benim bildiğim kadarıylada doğru madde plazma halinden normal hale yani elektronlar protonlara tutunabildiği an fotonlara yer açılıyor ve bu ışınım meydana çıkıyor.

    bu ışımanın ortaya çıktığı an evrenin çapı şuankinden çok çok küçük bana göre her noktadan her yöne bu ışımanın geçip bitmiş olması gerekiyor. hala nasıl gözlediğimizi anlamıyorum



    venividi 19 Eylül 2017
  • 0
    Bu sorunun cevabı, planck mesafesinin eskiden çok daha düşük bir aralığı temsil etmeyle çözümlenebileceğini düşünüyorum.
    ( Yani savımdaki; "dalgalara dayalı zaman kavramındaki iki dalga arası mesafe" belki de şu ankinden binlerce kez daha düşüktü. Yani kısaca, "özel görelilik"...)

    1Planck mesafesi, bölünemez en küçük mesafe fizikte...
    Peki, ya bu mesafe, mesela yarı yarıya olsaydı ve ışık hızı gene aynı (C) sabitinde olsaydı?
    Zaman ve ışık hızı arasındaki ilişki nasıl olurdu?
    (İç gözlemci olarak doğruluğunu ya da yanlışlığını kanıtlayamayacağımız bir varsayım. Ama düşünce deneyi ile sağlamasını yapabilirsiniz.)

    Evrenin ilk zamanlarında ışık hızı sabiti (C), şu anki "C" ile aynı ise, en küçük mesafe birimlerinin farklı olması lazımdı. Aksi halde ilk fotonlar, büyük şişme ardından, 300-400 bin yılda sınırlara ulaşırdı. Yani bir flaş çakması gibi olurdu.

    Ama genişleyen bir evrende, "Zaman"a göre yayılan fotonların hala yol alması için, fotonların hızının değil, zamanın akış hızının değişmesi gerekiyor. Yani, "zaman" göreceli olarak yavaşlamalı.

    Somut bir kavram olması için, evrenin genişlemesinden kaynaklanan dalga aralıklarına bağladığım "Zaman olgusu", bu şekilde yavaşlayabilir.
    Çünkü evren daha küçük iken, yayılan dalgaların hızı ve enerji yoğunluğu daha yüksek iken, ortam ( evren) genişledikçe) bu dalgaların enerji yoğunlukları ve hızları da düşecektir.
    Yani "zamanın frekansı" değişecektir.

    Benimki bir sav. Hem daha kapsamlı, hem de daha basit bir açıklama düşünemiyorum.
  • 0
    burtay bey, bu şekilde o zamanki zamanla şimdiki zaman arasındaki farkla ilgili bir cevabı olacağını düşünmüyorum evrenin yaşı 14 milyar yıl demek evrenin yaşı bize göre 14 milyar yıl demek. Gelen fotonun ne koşullarla buraya geldiğinin en azından şimdilik bir önemi olmamalı ki onlar zamanı tecrube etmez çok basit ve sade bir cevabı olmalı
    venividi 19 Eylül 2017
  • 0
    Sayın Veni vidi, yazdığım kavrayışı açıklamakta zorlanıyorum, farkındayım ve bu açıdan haklısınız ama kast ettiğim biraz farklı...
    Varsayımım açısından, evrenin oluşumundan bu yana 14 milyar yılda kaç adet dalga sırası geçilecek ise, o kadar dalga geçti, madde için. Foton için ise hiç geçmedi. Anlatımım farklı olsa da bu noktaya kadar, aynı şeyleri düşünüyoruz.
    Farklı olan kısmı, evrenin ilk dönemlerindeki Planck mesafesi, "bir dış gözlemciye göre"günümüzdekinden daha küçük olması.
    Bu durumda evren genişlerken, Planck mesafesi de genişliyor, Bir Planck zamanı, fotonun bu mesafeyi aldığı süre olduğu için, foton göreceli olarek daha hala cok daha az yol almış oluyor.

    Benzetme: Akordion körüğü üstünde yol alan karınca gibi... Karınca aldığı yolu, kaç körük dilimi aştığına göre hesaplıyor. Her körük diliminde geçirdiği süreyi 1 zaman birimi olarak kabul ediyor.
    Her 2 körük tepesi arasındaki mesafeyi de en kçük sabit birim olarak kabul ediyor. Bu arada akordion körüğüde genişliyor.
    Göreceli olarak çok uzak mesafeye ulaştığında bile, aştığı körük dilimi sayısına göre aslında ilk konumundan daha yeni ayrılmış oluyor. (Bu örneğin geliştirilmeye ihtiyacı var.)
  • 0
    Sayın Vide Supra,
    Verdiğiniz linkler için teşekkür ederim. 2 temel sonuca ulaştım.
    İlki, yüksek olasılıkla bu konuyu anlayamıyorum.
    İkincisi, bu yüzden hala anlatımları ikna edici bulamıyorum.

    Çünkü büyük patlamadan 380 bin yıl sonra, ilk atomlar oluştuğunda yayılan -emit edilen radyasyonun, (evren daha şu anki haline göre mini mini minnacık iken), ışık hızı sabiti dolayısıyla çoktan öbü uca ulaşmış olması gerekirdi bence.
    Yani, mesela evrenin çapı 2 milyar ışık yılı ise, bir uçtan yayılan fotonun diğer uçtaki gözlemciye, evrenin genişlemesiyel araya katılan ek mesafelerde dahil olarak 3-5 milyar yıl da ulaşır olması gerekirdi.
    Evet, aynı koordinattan bir sonraki foton hareket ettiğinde, artık gözlemciye göre daha uzakta olacak ve bu yüzden "öncekine oranla kızıla kaymış" olacak ama...
    Ancak evrendeki genişleme hızı, ışık hızına çok yakın veya belki de geçiyorsa, aynı kaynaktan yayınlanan iki foton arasındaki mesafe (kızıla kayma), bu şekilde artabilir gibi geliyor bana...

    Biliyoruz ki; Kaynağından ayrılan foton artık evren için bağımsız bir obje oluyor. Kaynağın hangi hızla, ayrılma noktasından uzaklaştığının bir önemi kalmıyor.
    Önemli olan tek şey foton ile hedefi arasındaki mesafe. Bu mesafe, fotonun hızından bağımsız olarak artmalı ki, foton akıntıya karşı yüzen balık gibi milyonlarca yılda ancak "bir dirhem yüzde" yol alıp bu mesafeyi milyarlarca yılda ancak kapatsın.

    Gene biliyoruz ki, ilk 5 milyar yıl evren yavaş hızda genişledi. Şu anki saniyede 70'li km'ler diye biliyorum ama o dönemlerde 40'lı kmlerde olduğunu okumuştum. Çünkü toplam madde kütleçekiminin, evrenin genişlemesini yavaşlattığı düşünülüyordu.

    Aslında tam bilmiyorum. Sadece bu açıklama nedense kafama yatmıyor. Ya da büyük ihtimalle anlamıyorum... Bence evrendeki kozmik radyasyonun çoktan silinmesi, en azından yoğunluğunun ciddi oranda kaybetmesi gerekirdi bu şartlar altında.

    Ancak tek sağlam olasılık bence, evrenin sadece mekan olarak değil, zaman olarakta genişlemesi ile daha fotonlar doğru dürüst hareket edemeden, evren dokusuyla homojen olarak dağılmış olmaları.

    Aslında bu bir deneye tabii tutulabilir gibi...

    Soğuk bir ortamda, bir merkezden/kaynaktan ani ısı bırakımı ve ortamın genişlemesi ile, genişleyen ortamın ısı dağılımı haritası izlenebilir. Isı tüm ortama hemen eşit (termodinamik) olarak yayılmak isteyeceği için, yeni açılan bölgelerdeki etkileşimi farklı olacaktır. Bu bir fikir verebilir bence...

    Temel terodinamik kuralları içeren bir yazılım da belki yapar bu işi...
  • 0
    kozmik arkaplan ışıması ışımaya başladığında evrenin oluşumu üzerinden 300 bin yıl geçmişti. Bu süre içerisinde evren inanılmaz derecede büyümüştü. Dolayısıyla biz hala bu ışımayı tespit edebiliyoruz. Evrenin en uzak noktalarından gelen ışımalar ise hala bize ulaşmadı.
    Mehmet Ali 26 Eylül 2017
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Giriş Yap