• 0

    Makinelerle ilgili bir düşünce

    Wolf Larsen 18 Ağustos 2017
  • 0
    Tecrübelerinden fikir yaratma, inisiyatife sahip olma, makine dostlar edinme, insanlığın sınırlı olduklarını gerçekleştirme, kendi arızalarını tespit edebilme, ibu özelliklerle içinde bulundukları topluluktan en iyisi olarak ayrılma...
    Makineleri götürebileceğimiz en uç ve yaratıcılık katabilecek bu gibi kazanımları göz önüne aldığımızda, ne kadar ileriyi düşürsek farklı materyallerden oluşturulmuş bir insana o kadar yaklaştığını düşünüyorum.
    Et-kemik insanlar hız, dayanıklılık, işlem kabiliyeti bakımından oldukça sınırlı.
    Belki de et-kemik insanların evrensel nişi makinelere inisiyatif kazandırmak olabilir mi?
    Wolf Larsen 18 Ağustos 2017
  • 0
    Yapay zeka fikri, genetiği değiştirilip yaratılmış üst-insan fikrinden daha kullanışlı, daha etik ve daha gerçekci gibi. İnsanlığın şuan taklit edip tekrar yaratamadığı tek şey kendi beynidir. Yapay zeka araştırmalarının diğer bir önemli amacı ise; ayağa,buruna,göze ve benzeri duyulara sahip olan makinelerin yapılması değildir. Önemli olan yapay sistemlerin zeka olarak adlandırdığımız yetenekleri içermesidir, geriye kalanlar biyoteknoloji ve biyomühendisliğin bu zekaya fiziksel bir form yaratma çabasıdır.” Yapay zekaya insiyatif, duygu, özgür irade gibi zihinsel soyut işlevler katmak için önce kafamızın içindeki 1.5 kg'lık et parçasını daha iyi anlamamız gerekiyor.
    Kemal ( Bay Hiçkimse ) 18 Ağustos 2017
  • 0
    Anlıyorum ve bundan sonra sorumu şöyle açmam daha iyi olacaktır; Zaman çizelgesindeki rolümüz beynimi anlayıp tekrar üretmek midir? Belki de yaratıcı, duygu yüklü beyin endüstrisini başlatmak rolümüz olabilir mi?
    Wolf Larsen 18 Ağustos 2017
  • +2
    YZ şu an için bize oranla daha kapasitif ve gelişkin gözükse de, doğanın temel ilkelerine uygunluk açısından verimsiz.
    Doğa ne der? Verimlilik ön planda olacak.
    Enerji ve kaynak kullanımı ile işlev olarak en verimli ve optimal düzeylerde çalışacak sistemleri öngörür ve tercih eder.
    Değişen şartlara uyum konusunda bile en verimli ve etkin olacak şekilde, "optimum fayda noktasında" hareket eder.

    Yapay Zekaları bu düzeye getirmek, onu standart bir canlıya dönüştürmek demek olacaktır.
    Bizler yapay zekaları, kapasitemizi artırmak için tasarlıyoruz. İstiyoruz. Bu amaçla da ciddi bir kaynak ve enerji harcamayı göze alıyoruz.
    Çalışacak hiç bir yapay zeka, beyinle kıyaslandığında bu kadar az malzeme ve enerji tüketimi ile bu kadar verimli çalışamaz. Bu düzeye gelen bir YZ'nin de, yapaylığı kalmamıştır zaten...

    İnsanı/canlıyı ayırt eden duygular bile, aslında çok bilinmezli denklemlerde karar alma mekanizmasını, söz konusu varlık için en uygun olasılıkta sabitlemek için geliştirilmiş mekanizmalar - minik yazılımlar- olarak düşünebiliriz.
    Hiç bir duygu kendiliğinden oluşmaz. Geçmişten gelen bilgi ve deneyim birikimi, mevcut şartlardaki koşullar ve imkanlar çerçevesinde, karar alma esnasında, varlığı yönlendirici mekanizmalardır duygular...
    Kutsal Bilge 18 Ağustos 2017
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
İSTATİSTİKLER

4.644 soru

27.468 cevap

30.145 kullanıcı

Giriş Yap