• +1

    Kara delik ten ışık neden kaçamıyor ? Çekim kuvvetinin formülü uygulandığında ışık kütlesiz olduğundan sıfır çıkmaz mı? Formül = G.m1.m2/R^2

    Kadir 26 Haziran 2017
  • +1
    Uzay ortamda kendisi isim alan her nesnenin kütlesi ve ağırlığı vardır.
    Aynı şekilde her hangi bir şekilde eylem olarak nitelenen tüm olguların bir gücü bulunur.
    O zaman şöyle diyebiliriz ;
    Işığı oluşturan nesne "KUARK"tır.
    Bu "KUARKLAR" çıkış noktalarından tems ettikleri satıha kadar kabul edilen hızları 300000km/sn dir.
    Bu hareketin şu an itibarıyle bilinen bir eylemsel adı bulunmamaktadır.
    Ama bu hareketin sonunda kuarkın temas ettiği nokta da ki mini nükler reaksiyona ışık denir.
    Saygılarımla.
    Muzaffer Erdem
    muzaffer erdem 29 Haziran 2017
  • 0
    Einstein ve Newton'un yerçekimi teorilerindeki fark budur işte.Newton der ki ışık kütlesiz olduğu için kütleçekim kuvvetinden etkilenmez.Fakat Güneş tutulmaları sonucu yapılan gözlemler ışığın da kütleçekim kuvvetinden etkilendiğini varsayar ki bu da einstein'in görüşüdür.Bu yüzden Einstein Newtonun kütleçekim kuramını geliştirir ve genel izafiyet teorisini oluşturur.Yani kütleçekim kuvveti sadece kütlesi olan nesneleri değil,enerjisi olan her şeyi kendisine doğru çeker.Işık da bir enerjidir
    Işık uzay zaman dokusunda ilerler.Karadelikler de uzay zaman dokusunu yırttıkları için ışık ilerlerken karadeliğin merkezine kaçar.Çarşaf teorisiyle açıklanabilir.
    Mr.Physics 02 Temmuz 2017
  • 0
    Sn . Mr.Physics ;
    Einstein ve Newton dan uzun yıllar sonra ilerleyen teknolojiye rağmen aralarında ki farkı konuşabilmenin dışında değişen bir şeyler yoksa , bu tekno-bilim adına hayli üzücü bir durumdur.
    Öncelikle ve üstüne basa basa diyorum ki , kendi etrafında uzayda dönen hiç bir kürenin çekim gücü olmaz.
    Yer çekimi ise sözünü ettiğiniz "Kütle Çekimi" ile alakası olmayan çok farklı bir şeydir.
    Eğer uzayda sözü edilen kütle çekimi olsaydı, yörüngesinin Dünya ile kesişmesine hiç gerek kalmadan çok sayıda gök cismi Dünya'ya çarpardı.
    Ayrıca çeşitli gezegenlerde özellikle uydumuz Ay'da öylesine çok gök taşı çarpması sonucu oluşan krater varken ,düşen meteorlardan en ufak bir iz yoktur.
    Ayrıca ülkemizde Van Gölü'nün batısında Bitlis ilimiz sınırları içinde meteor çarpması sonucu bir krater oluşmuş o kraterin içinde de bir krater gölü oluşmuştur.
    Ama düşen kraterden iz yoktur, derseniz ki mağmaya kadar gömüldü o zaman oralarda çok ciddi mağma akıntılarınında olması gerekmektedir.Hadi diyelim mağma fışkırdı ve aktı, mesleğim gereği çok sayıda yanardağın eteklerinde şalıştım ve mağma akıntılarını ellerimle -gözlerimle inceleme şansım oldu,En son Iğdır ilimizde Büyük Ağrı ve Küçük Ağrı dağlarının eteklerin de karayolu haritacılığı yaptım ve lavların üzerinde en ufak bir bitki emaresine rastlamadım.Hatta daha da ileri gittim mağma kayalarının Kuzey yamaçlarında (Iğdır Ağrı dağının kuzeyinde dir.) Küf ve mantar oluşumu var mı yok mu diye epeyce dolaştım rastlayamadım.Buda bana mağma kayalarında nebati yetişmediğini göstermekte idi.
    Ama gelelim Güzel Bitlisi'mizin kraterine ,son 30-35 senede bölge halkı yetişen diğer endemik bitkilere Doğu Karadeniz'den getirdikleri Çay ve Fındık fideleri dikerek yeni bitki türleri eklemiş, bölgede her hangi bir mağma kayasına denk gelmemişlerdir.
    Öyle ise buraya düşen meteora ne oldu?
    Bu konuya vakıf arkadaşlarımız için hem çok önemli bir soru hemde çok hayati bir ip ucudur.
    Aynı durum Bartın ilimizin Arıt ilçesini içine alan bir kraterde de ciddi ciddi cevap beklemektedir.
    Gerçi orası ile ilgili olarak jeolojik çökme iddiaları da var ama bu iddialar, yaptığım araştırmaların sonucuna göre pek de sağlıklı değil.Çünkü o bölge Kuzey Anadolu fay hattının yaklaşık 150-200 km kuzeyinde olmasına rağmen bölge her hangi bir şekilde öncelik sıralamasına tabii deprem kuşağında değil zaten bölge halkı da pek deprem deneyimleri olmamış.
    Yani eğer orada da bir meteor düşmesi-çarpması olmuşsa ora da ki meteor da ortalarda yok.
    Bu anlattıklarım değerli arkadaşlarıma ,sanırım benim neden Kütle Çekimi denen teoriye muhalif olduğumu anlatmaya yeter.
    Saygılarımla.
    Muzaffer Erdem
    muzaffer erdem 02 Temmuz 2017
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Giriş Yap