• +1

    Bir cisim hızlanınca, ivmelenince o cisme etki eden bir hava direnci olur bildiğimiz gibi. Fakat bu cismin yatay yada dikey eksende oluşu bu direncin fazla yada az olmasına sebep olur.-----

  • +1
    Demek istediğim hızla giden bir otobüsten elimizi yatay ekseni baz alarak çıkartır isek hava direnci çok az iken dikey eksende bu durum tam tersi. O halde uzay-zaman da belirli bir hızda ilerleyen bir cisme " kütle çekimsel " kuvvetler haricinde bu tarz bir kuvvet etki edebilir mi ? Yani işin aslı Uzayın bir direnci var mıdır ?
  • 0
    Mükemmel vakum da olsa çok eser miktarda madde etkileşimden aşırı küçük de olsa bir etkisi bulunuyor. Örneğini verdiğiniz konu tamamen akışkanlar mekaniği ile alakalı fakat m3 deki bir iki hidrojen atomunun uzaydaki etkisi nasıl ölçülür bilmiyorum. Belki de ölçmeye gerek duymuyor olabilirler çünkü radyasyon basıncının özellikle uzun ve düz bir rotada daha büyük etkileri olduğunu okumuştum. Örneğin uzay aracının bir tarafı çeşitli iç ya da dış etkiler sonucu diğer tarafından daha sıcak olursa uzun mesafelerde yönünü değiştirebiliyor. Aynı şekilde el örneğindeki alan da kuvvetin etki ettiği yüzeyi yani basıncı değiştireceğinden benzer etkileri olacaktır. (güneş yelkenleri gibi). Uzayda halihazırda bulunan kozmik mikrodalga arkaplan radyasyonunun da benzer etkileri olacağına eminim fakat 3 kelvin sıcaklığındaki bir cismin yaydığı termal radyasyonun çok küçük olacağı da kuşkusuz tabi. Ya da kozmik ışıma tüm doğrultulardan neredeyse aynı şekilde etki ettiğinden dolayı hiç bir etkisi de olmayabilir.
    Vide supra 24 Mayıs 2017
  • +1
    Cevap için teşekkür ederim, biraz üstüne düşünmem gerek ve birkaç sorum olabilir ilerleyen zamanlarda o yüzden bu konu başlığı altına bakarak olursanız, beni aydınlatmanıza minnettar kalırım.
  • 0
    Bu konuda daha önce çeşitli fikirler paylaşıp, değerlendirmiş olsakta, soruların sonu yok bizim için...:-)
    Uzay'ın bir direnci olması için öncelikle uzay'ın bir dokusu, geçmiş zaman tabiri ile eter'i olması gerekiyor. Eğer higgs alanı veya eter veya ileri sürdüğüm şekilde bunların eşdeğeri bir uzay-zaman'ın akışkan dokusu var ise, sorduğunuz soruyu nasıl cevaplayabileceğimi düşündüm...

    Ve cevap; Evet, var. (Eğer gerçekten düşündüğüm gibi bir doku var ise...)
    Tabii düşünmek çok da işe yaramıyor bu konuda, kanıt olarak da ortaya bir şeyler koymak gerekiyor.
    Dayanaklarım:
    1) Bu dokuyu sağlayan titreşimin çok yüksek frekansta olmasından dolayı, bu direncin de çok küçük partiküller özellikle temel parçacıklar düzeyinde olması gerektiğini düşünüyorum.
    2) Her parçacığın aynı miktarda enerji içermeyeceğini düşünerek, enerji içeriğine göre bu direncin kendisini farklı farklı göstermesi gerektiğini düşünüyorum.
    3) Her parçacığın uzay-zamandaki hareket-titreşim hızı da aynı olmayacağına göre buna göre de bu direncin farklı olması gerektiğini düşünüyorum.
    4) Her titreşim ve hareket durumunun da tek/aynı yönlü-vektörü olmayacağına göre, buna göre de farklılıklar olmalı...

    Sonuç: Bence uzay-zamanın temel parçacıklar üzerindeki direnç etkisini gösteren (sonuç) etki, SPIN'lerdir.
    Nesneler parçacıkları üzerindeki bu dirençleri, içerdikleri sistem için toplu sonuç olarak aldığı için tekrar bir ayriyeten tespit edilecek şekilde direnç görmüyorlar. (Çünkü zaten bu sürençlerle kütle değerleri oluşmuş durumda)

    Daha önceki spinlerle ilgili paylaşımlarımız da da belirttiğim gibi, parçacık hızlandırıcılarda çarpışma sonrası çıkan jetlerde olağandan farklı kütlelerde bazı büyük parçacıklar çıkıyor. Sonra bunlar dağılıyor.
    Ya da bazen çarpışan iki parçacığın kütle toplamından çok daha büyük (geçici) parçacıklar ortaya çıkıyor.
    Bunlar hep SPIN ve enerji yoğunluğu ile alakalı...

    Verdiğiniz örneği, spinlerle ilgili örneğimle birleştirirsek.
    A) Eğer elinizi (vücudunuzdan bağımsız olarak) net bir enerjji miktarı olarak kabul edersek.
    B) Hava direnci ile karşılaştığı zaman oluşan toplam yüzey basıncını da kütle olarak ölçersek

    1) Elinizin hava ile temas eden yüzey alanını değiştirdiğimiz de
    2) El, genel hareket yönüne göre aynı veya farklı yönlerde hareket ettirildiğinde,

    "B" maddesinde belirttiğim ölçüm değerleri farklı olacaktır.

    Buradan çıkan sonuç: Eğer sabit bir (kütle değeri) ölçüm değeri almak istiyorsak, duruş (SPIN'imiz) sabit olmalı. Duruş-spin değiştiği zaman, ölçülen kütle değeri farklı olur.
    Hız değiştiği zaman da gene aynı koşullar geçerlidir.

    Not: Yaklaşımımın bir "varsayıma dayandığını" gözönüne almayı unutmayın.
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Giriş Yap