• 0

    Hayatın kaynağı konusunda araştırma yapan var mı ? Fikirleriniz nelerdir ?

    Eyüp Yılmaz 03 Şubat 2017
  • +1
    Yaşam dediğimiz kavram gerçekten çok derin bir konu. Konunun derinliğini anlamak için öncelikle evrene atom dizilimlerinden oluşan bir doku olarak bakmanızı, diğer bir deyiş ile evreni çoğunlukla fiziksel bir olgu olarak görmenizi tavsiye ederim. Konuya böyle yaklaştığınızda yaşam çok büyülü geliyor insana. Birazdan bunu yapmanıza yardımcı olmaya çalışacağım.

    İçinde bulunduğumuz metreler mertebesindeki evrende bir "canlı"ya söz gelimi bir zürafaya baktığınızda, fiziksel olarak hareket halinde bir varlık, bir yapı görürsünüz. Çerçevemizi ufaltırsak ve mikro metreler mertebesine inersek baktığımız aynı canlının (zürafa) aslında bir hücreler dokusu olduğunu görürüz. Ve burada da birbirleriyle etkileşim halindeki, hareket halindeki moleküler yapıları görürsünüz. Çerçeveyi bir tık daha ufaltırsak ve nano metreler mertebesine inersek, aynı canlının (hücrenin) aslında bir atomlar dokusu olduğunu görürüz. Ve her ne kadar atomların etrafında dönüp duran elektron hareketi olsa da aslında atom yapısı hareket halinde değildir. Bulunduğunuz mertebede artık "yaşam" veya "canlı" diye tabir edebileceğiniz bir yapı yoktur.

    O halde bu cansız atomlar nasıl oluyor da bir canlılık ortaya koyabiliyor? Cevap ise kimyada saklıdır. Atomların birleşerek oluşturduğu moleküler yapılar aslında kimyasal yasalarla var edilir. Ve bu moleküler yapıların birbiri ile etkileşimlere giriş şekilleri de doğal olarak kimyasaldır. Buradan tüme varacak olursak, bir yapıda canlılık özelliği aslında moleküler düzeyde gerçekleşen kimyasal etkileşimler ile sağlanır.

    Tekrar metreler mertebesine dönersek; gözünüzün önünde ağaç yapraklarını kemiren bu zürafadaki canlılık, aslında burada rakamsal olarak ifade dahi edemeyeceğim sayısız kimyasal etkileşimin sonucudur.
    Cihan Şenyüz 04 Şubat 2017
  • 0
    Sizin de belirttiğiniz gibi kainattaki hayret verici düzene bakıldığı zaman aslında o yasaların önceden var olduğunu söylüyor bize çünkü bu yasalar en başta mesala kimya ve fizik vb. bilimlerde bilgi sahibi biri yapabilir, ve bunları harekete geçirecek her atomu hareket ettireceği gibi atomlara adres verip hedefine ulaştıracak ve orada ona bulunduğu yere uygun vazifesini yerine getirtebilecek birisi yapmış olmalı. Yoksa atomların birleşebilmesi için birbirleriyle anlaşabilmeleri gerekecek, hem birbirlerinin emirlerini dinleyip hem de birbirlerine emir vermeleri gerekecek bu da mümkün değil. bunu yasayla oluyor diye es geçersek o yasaları ve o yasayı oluşturanı gözden kaçırmış olacağız. Bu da bizi içinden çıkılamayacak bir duruma sokacaktır.
    Eyüp Yılmaz 04 Şubat 2017
  • -2
    Hayatın yada daha büyük ölçeği olan evrenin amacı bence , döngünün devam edebilmesi için gerekli olan şartları , evrendeki canlı-cansız her şeyin sağlama eğilimidir . Tanrının formülünde geçen o efsane sözde olduğu gibi : '' Evren , bir önceki evrenin zekası tarafından , bir sonrakinin varlığını garanti altına almak için yaratılmış devasa ve döngüsel bir programdır . '' Hala yazarken ürperiyorum bu sözleri .
  • 0
    perfection . o efsane sözle ilgili sorularım var :)
    bir önce evren olduğu nerden biliniyor?
    bir sonra evren olacağı nerden biliniyor?
    daha da önemlisi bir önceki evrenin kaynağı nedir ?
    sanırım bu konuyla ilgili ne söylenirse söylensin hep daha fazla tartışmaya neden oluyor, ben daha az tartışmalı , paradokstan kurtulmuş bilgiden yanayım.
    Hakan Cabbarcan 05 Şubat 2017
  • 0
    Eğer şimdiki evren ; yaratılışına dair , aklın bile cevaplayamadığı sorular bırakıyorsa ve sonu , bizim şuan idrak edemeyeceğimiz bir döngünün başlangıcı ise ; bir önce '' bir şeyler '' olduğu bilinir .
    Eğer şuan ; bir başlangıcı olduğuna emin olduğumuz bir evrende bulunuyor isek , ve bu evrende sonlu ve sonsuz olayların tamamen döngüsel geçişlerden ibaret olduğunu biliyorsak ; bir sonra '' bir şeyin '' devamı olacağı bilinir .
    Şuan içinde bulunduğumuz döngü , bizlere gerçeğin çok çok küçük bir parçasını veriyor . O yüzden gerçeklik kırıntılarından aldığımız ilham ile keşfediyoruz , merak ediyoruz , ziggurattan , babilden yıldızlara bakıyoruz , mağaradan çıkıp marsa gidiyoruz ...
    En temelinde bir eğilim olmalı bir zeka olmalı fakat kullandığım hiçbir kelime düşündüğümü anlatamaz . O yüzden '' bir şey '' olmalı demek ile yetinmek zorundayız bu noktada .
  • 0
    bizden önceki zekalar dev uzayda evrenler başlatabilir dimi?
    Yunus Ilik 01 Mart 2017
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Giriş Yap