• +1

    Matematiğin kaynağını düşünen oldu mu ?

    Eyüp Yılmaz 02 Şubat 2017
  • -3
    İnsan aklı olmadığı kesin.
    İbrahim Şirin 03 Şubat 2017
  • -3
    İnsan yok iken de matematik vardı. Evren tamamen matematiksel bir yapı. Fizik bilimi böyle kabul ediyor artık.
    İbrahim Şirin 03 Şubat 2017
  • -1
    Hep ağaç kesen bir topluluğun kestiği ağaçları sayma ihtiyacından doğduğunu hayal etmişimdir,çok güzel bir soru.Matematik İbrahim Şirin'in de dediği gibi insan yokken de var olan bir bilim,fakat insanların bunu kullanışı ve keşfedişi çok ilginç bir olay,sorunuzu yanıtlayamamakla beraber farklı bir soruyla karşılık vermek isterim,matematik sıfırdan başlayarak nasıl bu kadar gelişti?Hayalimce canlandırdığım oduncular ağaçları sayarken nasıl oldu da integral keşfedildi?Gelişim aşaması insanı çıldırtacak düzeyde hızlı bence,bu gelişime yardımcı olacak bir olay var mıdır,biliyor musunuz böyle bir şey?
    Taha Amca 04 Şubat 2017
  • +1
    Matematiğin kaynağı mutlaka sayılar ile alakalıdır diye düşünüyorum. Sayıların ise ekonomi, birden fazla cismi veya konuyu anlatabilme ihtiyacından doğduğunu, zamanla insan sayısının, etkileşimlerin ve kısacası insanlığın gelişmesi ile sayıların daha karmaşıklaşması ile formülleşerek matematiğin doğduğunu düşünüyorum.
    Murat YURDAKUL 03 Şubat 2017
  • 0
    Matematiğin kaynağı insan zihnidir . Matematik ; fiziksel evreni kendi gerçekliğimizde yorumlamaya çalışırken ortaya çıkarttığımız notlardır , formüllerdir . Ve en önemlisi bildiğimiz evrenin dilidir .
  • -1
    Matematiğin kaynağı kaçınılmaz olarak evren veya doğanın kendisidir. Bu evrende evrim geçiren her canlının üretebileceği soyut ya da somut değerler de evrene tabidir. Doğada karşılaştığımız sürekliliğin ve formların yeterince gelişmiş bir bilinç tarafından anlamlandırılması sonucunda böyleyiz ve kendimizi bildiğimizden beri matematik bir şekilde düşünce yapımızın bir parçasıdır.
    Vide supra 05 Şubat 2017
  • -1
    Hangi evren veya boyut olursa olsun değişmeyecek bazı şeyler var. Elimizde iki tane sayı var. 1 ve 0 ..."O" Hintlilerin "yokluk" ifade etmek için geliştirdikleri düşünsel bir kavram (daha sonra Hindistan’daki Moğol-Türk imparatorluğu sırasında kültürümüze de girmiş ve Türkistan yoluyla Anadolu’ya gelen dervişlerce tasavvuf düşüncemizde de yer bulmuştur.) Matematiksel kullanımı çok daha sonra olmuştur. Arapların bilim dünyasına kazandırdığı matematiksel bir geçerlilik olmuştur. Hesapları ve işlemleri özellikle 10'lu sayı sisteminde çok kolaylaştırmıştır. Mesela matematikte o kadar ileri olan Mısır, Roma, Yunan, Maya, Aztek kültürlerinde var mıydı? Bilmiyorum. Denk gelmedim. 0 (Sıfır)'ın bir başka anlamı daha vardır. DENGE. Olumsuzlukla- olumlu, iyi-kötü, doğru-yanlış arasında denge noktasıdır. Matematiksel anlamda ise negatif sonsuz sayılar ile pozitif sonsuz sayılar arasında hangi sayı türü olursa olsun DENGE noktasıdır. Üstelik sonsuz sayıda Sıfır vardır ama hepsi, tektir. Diğer sayımız ise "1" (bir) ... Bu da olumlu anlamda varlığı ifade eder. Diğer tüm sayılar bunun üstüne eklenmiştir. Sonsuza kadar gider. İlginç olan bir başka nokta ise iki sayı arasında istediğiniz kadar, sonsuz sayıda sayı dâhil edebilmenizdir. Sonsuzların sonsuzluğu...

    Tabii bu cevabınız olan kısmı değil, ön hazırlığı.
    Şimdi elimize bir nokta (.) alalım. Bu boyutsuzdur. Hangi evrende olursa olsun, hangi boyutta olursa olsun nokta (.) 1’i temsil eder. Bilinçli hangi canlıya gösterirseniz gösterin, gösterdiğiniz nokta onun için ismi ne olursa olsun. Bir tanedir. Başka bir evrende veya üst boyutta bizim noktayı (.) üç, dört adetmiş gibi görme durumu olmaz.
    Eğer 2 (İki) noktayı koyarsanız yan yana, her durumda iki noktanız olur. Boyutuna veya evrenine rağmen, her yerde kendi kavramları, isimleri ne olursa olsun bu iki (2 ) tane nokta olur. Aralarına bir doğru çizerseniz, bu tek boyutlu olur ve her evrende ve boyutta tek boyutlu bir nesne olarak ”doğru” olur. İki tane “doğru” arasında ilişki kurarsanız, 2 boyutlu bir düzlem elde edersiniz. Elinizde 4 temel nokta ve bir düzlem olur. 2 tane düzlemi birbiri ile ilişkilendirirseniz elinizde 8 temel nokta ile bir hacim olur. 3 boyutludur. Üst boyutlara da gitseniz, başka evrenlere de gitseniz bunlar değişmez.
    Her cisim, bu noktaların arasındaki ilişkilere göre oluşur. Noktalar miktarıyla ilgili ilişkiler bize sayıları verirken, noktalar arası ilişkilerde cisimleri, yüzeyleri gösterir. Elinizde bir yüzey veya cisim var ise bunun kendi içindeki çeşitli noktaları arasındaki ilişkileri incelmeye başlarsanız, ilk trigonometri bilgileri de ortaya çıkmaya başlar.
    Peki, sonuçlar evrene ya da boyuta göre farklı olabilir mi? Eğer varsa çoklu evrenler, bu evrenlere göre farklı sonuçlar olabilir. Ama boyutların sayısı çok önemli olmaz. Çünkü ister tek boyutlu olsun ister 10 boyutlu aynı evren içindeki tüm boyutlar, aynı koşullara tabii zaten.

    Ama sonuçlar farklı olabilir. Eğer diğer evren bizim evrenimizden daha bükümlü bir evren ise bazı değerler değişecektir. Mesela bir üçgen ele alalım. Düz bir kâğıt üzerine çizdiğimiz (2 boyutlu) üçgenin iç açıları toplamı 180 derece. Şimdi evrenimiz daha eğri olsun. Ya da üçgenimizdeki kenar oranlarını korumak üzere, aynı üçgeni Türkiye de Ankara, İstanbul, İzmir noktalarından geçmek üzere çizelim. İç açıları toplamı aynı olacak mı? İç açıları sabit kılsak, kenar uzunlukları aynı olacak mı? Elbette olmayacak. Eğer aynı evrendeysek, 3.4.5 boyutlu çizdiğimiz bir üçgeni 2 boyutluya indirdiğimizde her durumda 180 dereceyi buluruz.

    Başka bir evrende ise evrenin eğimi daha fazla ise, iki boyutlu bir düzlem, bize göre daha eğimli olabilir. Sanki 3 boyutludan alınmış gibi. Hesap sonuçları buna göre farklı olabilir. Ama açıkçası, yine yanılıyormuşum gibi geliyor. Sanki göreceli olarak bize göre farklı bir sonuca ulaşırken, diğer boyuttaki gözlemci gene 180 derece ölçermiş gibi geliyor. Yani temel matematik kuralları ve yaklaşımları değişmezmiş gibi… (Bu durumda daha önceki bir yazımda belirttiğim, başka bir evrende “matematik sonuçları da farklı olabilir” bakışımı düzenlemem gerekiyor. :- )

    Alıntı : https://www.fizikist.com/beyin-firtinasi/3344/
  • -1
    Evren, varoluşunda, bilgisini de matematiğini de içerir. İnsan aklı, var olanı "keşfeder" sadece.
    İbrahim Şirin 05 Şubat 2017
  • -1
    Evrenin matematikle varedilmiş olması evvelinde matematiği kullananın varlığına delil olur. Biz de o matematik üzerine benzetmeler ve yorumlar vb yaparız
    Eyüp Yılmaz 09 Şubat 2017
  • 0
    Matematik, insanların işlerini kolaylaştırmak ve çevresindekileri anlamlandırmak için türettiği bir araçtır. Ve her şey gibi ihtiyaçlar doğrultusunda geliştirilmiştir. Hala gelişmekte olduğuda düşünüldüğünde , ve anlamamız konusunda nekadar yardımcı olduğu düşünüldüğünde matematiğin gelişim yolunda daha çok yol kat etmesi gerekir.
    Özhan TOPALOĞLU 13 Şubat 2017
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Giriş Yap