• 0

    Hiçbir şeyden bir şeyler var olabilir mi ?

    muzaffer borazan 01 Aralık 2014
  • 0
    Belki kurgu bu soruları cevaplayamamamızı gerektiriyor, belki de cevabı olmak için doğru soruları sormayı henüz başaramadık. Kişisel düşüncem, ömrümüzün, daha doğrusu insanlığın ömrünün bu sorunun cevabını bulmak için yeterli olmayacağı yönünde.

    Bu konu ile ilgili durumumuz Einstein'ın bahsettiği kütüphanedeki çocuktan çok farklı değil gibi; "Biz, pek çok değişik dilde kitapla doldurulmuş bir kütüphaneye giren küçük bir çocuğun durumundayız. Çocuk kütüphanedeki kitapları birisinin yazmış olması gerektiğini bilir. Nasıl yazıldıklarını bilmez. Yazıldıkları dilleri anlamaz. Çocuk, kitapların sıralanmasında esrarengiz bir düzen olduğundan şüphe eder, ama ne olduğunu bilmez. Bu durum, bana göre, en zeki insanın bile tanrıya göstereceği yaklaşımdır. Biz, evrenin muhteşem bir şekilde düzenlendiğini ve belirli kanunlara uyduğunu görmekteyiz, ancak bu kanunları çok bulanık bir şekilde anlayabilmekteyiz."

    Konunun dini açıdan cevabı Kur'an-ı Kerim'in pek çok suresinde yer alır. Örneğin; Enam 101'de "O, gökleri ve yeri yoktan ve benzersiz şekilde yaratandır…” ifadesi yer alır. Bu ayette geçen "bedi", Allah'ın "yaratıcı"lığını belirten isimlerinden biridir.

    Bir başka örnek ise; Bakara suresi 117. ayet "Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "OL" der, o da hemen oluverir" denmektedir. Aynı isim burada da yer alır.

    Bu örnekleri vermemin amacı konuyu din temelli bir tartışmaya çekmek değil elbette. İlk cümlemde (Belki kurgu bu soruları cevaplayamamamızı gerektiriyor) belirttiğim inanışa göre sorunun tek cevabı bu. Evrende bir şeyi yoktan var edebilecek tek güç Allah'tır.

    Ancak farklı bir açıdan bakarsak;
    Enbiya suresinin 30. ayeti, "Kâfir olanlar görmezler mi ki gerçekten de göklerle yer birdi de biz onları ayırdık ve her şeyi, sudan yarattık, hâlâ mı inanmazlar?"

    Aynı ifade farklı bir noktada daha karşımıza çıkar: Sümer Efsanesi;
    "Evrende ilk olarak Tanrıça Nammu adında büyük uçsuz bucaksız bir su vardı. Tanrıça o sudan büyük bir dağ çıkarıyor. Oğlu Hava Tanrısı Enlil, onu ikiye ayırıyor. Üstü gök oluyor, Gök Tanrısı onu alıyor, yer olan altı da Yer Tanrıçası ile Hava Tanrısı' nın oluyor. Bilgelik Tanrısı ile Hava Tanrısı yeri bitkiler, ağaçlar, sularla donatıyor. Hayvanlar yaratıyor ve hepsini idare edecek Tanrılar meydana getiriyor. " (Alıntı: Kur'an, İncil ve Tevrat'ın Sumer'deki Kökeni- Muazzez İlmiye Çığ - Yaratılış Bölümü - 40. Sayfa)

    Biraz daha detaya inersek; kutsal kitapların bahsettiği "yaratma" aslında sorumuzu cevaplamıyor, yani yoktan varetmeyi değil, maddenin yaratılışını değil, genellikle insanın yaratılışını anlatıyor. Örnekler;

    Mü'minun Suresi, ayet 12: "İnsanı süzme çamurdan yarattık."
    Secde Suresi, ayet 7: "O ki, yarattığı her şeyi güzel yapmış ve ilk başta insanı çamurdan yaratmıştır."
    Hicr Suresi, ayet 26: "Ant olsun ki, biz insanı (pişmiş) kuru bir çamurdan, şekillenmiş cıvık bir balçıktan yarattık."

    Tevrat'tan örnekler;
    "Allah yeri, göğü, yıldızlan, bitkileri hayvanları yarattıktan sonra Allah dedi: 'Suretimizde benzeyişimize göre insan yapalım! O yeryüzünde her şeye hâkim olsun.' Ve Allah insanı kendi suretinde yarattı ve onları erkek ve dişi olarak yarattı."

    Ancak bunun istisnasını Bakara suresinde görürüz.
    "O (allah) evren'i (gökleri) ve yeryüzünü yoktan yaratandır. o, bir işin olmasına karar verirse yalnızca "ol" der, o da hemen oluverir."

    Burada insanın yaratılışının çok ötesinde bir yaratmak eylemi anlatılıyor. Yani varolmayan bir şeyin var edilmesi. Ancak bunun yine sadece Tanrı'ya ait bir güç olduğu belirtiliyor.


    Dini biraz kenara bırakalım.

    2014 yılı itibariyle İngiltere'de PPC ile ışığın maddeye dönüştürülmesinin mümkün olduğu pratikte ispatlandı. (http://www.nature.com/nphoton/journal/v8/n6/full/nphoton.2014.95.html) Bu aslında 1934 yılında ortaya koyulmuş bir teoriydi. Yani hayalinden 80 yıl sonra ispatı mümkün olan bir fikir bu. İlk paragrafta yazdığım cümlenin yazılma nedeni aradaki bu fark.

    Elbette bu tür araştırmaların insanlar için somut etkiler / sonuçlar yaratması yıllar alıyor. Ve hala bir şeyi yoktan varetmekten bahsediyor değiliz. Hala maddenin nasıl var olduğunu, evrenin nasıl ve neden oluştuğunu anlayabilmiş değiliz.

    Buradan Einstein'ın kütüphanedeki çocuk benzetmesine referans vererek yazımı tamamlamış olayım.
    Kadir Sümerkent 02 Aralık 2014
  • 0
    Bence bizim evrenimizde ve boyutumuzda ''hiçlik'' dediğimiz şey başka bir evrende veya boyutta ''varlık'' olabilir.

    Bu arada tevrattan verdiğiniz örnekte söylenenlerin tam da bilimsel yaratılış sırasına göre verildiğini fark ettim.Önce yer-gök sonra yıldızlar sonra bitkiler sonra hayvanlar sonra insan.Bilimsel gerçekle uyumlu olması enetersan geldi.

    Kurandan verdiğiniz örnekte ''ol der oluverir'' diyor ama olma eylemi hemen ve anında olur demiyor.Ayetteki her kelimenin türkçesine bakarsak hemen kelimesi yok.Mealciler kendi eklemiş o kelimeyi. http://www.kuranmeali.org/2/bakara_suresi/117.ayet/kurani_kerim_mealleri.aspx

    Tabi bizim için süreçle yaratılan şeyler, zamandan bağımsız bir tanrı için herhangi bir süreç ifade etmeyebilir.

    Bilimsel veya felsefi olarak hiçliğin tanımını nasıl yapabiliriz ki.. daha onu kavrayamıyoruz.Bence insan beyni hiçliğin ne olduğunu bilemez, algılayamaz.
    muzaffer borazan 02 Aralık 2014
  • 0
    "Hiç" lik tanımını yapmaktan daha zor olanı; onu hayal etmek. Evrendeki homojen ışımayı düşünürsek. Hiçliğin olduğu bir yer yok...

    Diğer yandan bilmediğimiz veya anlamadığımız, algılayamadığımız şeyleri "hiç" ve "hiçlik" olarak tarif edersek; Evet, hiç'ten bir şeyler olabilir.

    Bilimcilere gelince, onlar net olmak zorundalar. Yoksa yaptıkları bilim olmaz, inanç olur.
    Bu nedenle eldeki kesin verileri sadece değerlendirmeye alıyorlar. Eğer ellerinde kullanabilecekleri bir veri yok ise bunu "hiç" olarak tanımlıyorlar.
    Ama hayalgüçleri ve inançları onlara da bir sürü olasılığı muhakkak sunuyor. Sadece şu an için kanıta dayalı verilerle (sağlam adımlarla) ileriye bakıyorlar.
    Burtay Mutlu 19 Aralık 2014
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
İSTATİSTİKLER

4.632 soru

27.430 cevap

30.087 kullanıcı

Giriş Yap