• 0

    insanlar bilimde bu kadar ileri olduğunu söylerken neden elimizde bunu biz yapabildik diyemiyorlar , çünkü dünyada her şey var neden hastalıklara çözüm üretemiyorlar, ölümsüzlük iksiriyle ilgili anlatılan hikayeler ne kadar doğru ?

    Gürkan Yilmaz 21 Nisan 2015
  • 0
    İnsanlığın bilimde ne kadar ileri olduklarını bilemiyorum. Sadece her 2-3 yılda bir bilgi birkimimizİn iki katına çıktığını biliyorum. Diğer yandan her ne kadar bazı cahiller doğum oranı artışını teşvik etsede, ölüm oranındaki düşme yüzünden nüfus artışı çok fazla. Yüzyıl içinde insanlık 2 milyardan 7 milyara çıktı. Tüm kontrollere rağmen bu yüzyıl sonu 9-9.5 milyar olacak. Oysa kaynakların bu denli sömürülmesi nedeniyle, 2050 yılında Dünya en fazla 2 milyar civarında insanı besleyebilecek. Şu ana kadar geçmişin birikimi tüketildi ve gençlerin geleceğinden borç alındı. Ama alınan borçta sınıra ulaştı. İnsanlığın 1 günde tükettiği besini, balık, et, su, çevre, ağaç, dünya ancak 1,5 günde yerine koyuyor. Üstelik insanlar yaşlandıkça lüks ihtiyaçları daha da artıyor. Yani şimdi ölümsüzlüğü bulmak demek, bırakın insanlığı tüm dünyanın yok olası demek olacaktır. Veya bazı hastalıkları tedavi etmenin, uzun vadeli götürüsü çok fazla. Bu nedenle insanlık nüfus olarak sabit, bilgi olarak nedeyse eşit, bilgi yoğunluğu olarak homojen olmadıkça, bu tür tedavilerin ve çözümlerin çıkacağını zannetmiyorum. İnsanlar o kadar fazla ki, artık insanın değeri (tüm söylenenlere rağmen) daha da azalıyor. Yoksa çevremizdeki bunca ölüm, acı ve katliama niye sadece protestolarla , sessiz ve eylemsiz kalsınlar...?
    Burtay Mutlu 22 Nisan 2015
  • 0
    İnsanlığın bilimde ne kadar ileri olduklarını bilemiyorum. Sadece her 2–3 yılda bir bilgi birikimimizin iki katına çıktığını biliyorum. Diğer yandan her ne kadar bazı cahiller doğum oranı artışını teşvik etse de, ölüm oranındaki düşme yüzünden nüfus artışı çok fazla. Geçtiğimiz yüzyıl içinde insanlık 2 milyardan 7 milyara çıktı. Tüm doğum kontrollerine rağmen, bu yüzyıl sonunda 9–9,5 milyar olacak. Oysa kaynakların bu denli sömürülmesi nedeniyle, 2050 yılında Dünya en fazla 2 milyar civarında insanı besleyebilecek.
    Şu ana kadar geçmişin (doğal kaynak) birikimi tüketildi ve gençlerin geleceğinden (onların kullanması gereken) borç alındı. Ama alınan borçta da üst sınıra ulaşıldı, hatta geçildi. İnsanlığın 1 günde tükettiği besin, balık, et, su, çevre, ağacı, vs. , “dünya ancak 1,5 günde yerine koyuyor”. Üstelik insanlar yaşlandıkça lüks ihtiyaçları daha da artıyor. Yani şimdi ölümsüzlüğü bulmak demek, bırakın insanlığı “tüm dünyanın yok olması” demek olacaktır. Bazı ölümcül hastalıkları tedavi etmenin, uzun vadeli götürüsü, zararı da çok fazla.
    Bu nedenle; insanlık nüfus olarak sabit, bilgi olarak neredeyse eşit, bilgi yoğunluğu olarak homojen olmadıkça, bu tür tedavilerin ve çözümlerin açığa vurulacağını zannetmiyorum.
    İnsanlar o kadar fazla ki, artık insanın değeri (tüm söylenenlere rağmen) daha da azalıyor. Yoksa çevremizdeki bunca ölüm, acı ve katliama niye sadece protestolarla, sessiz ve eylemsiz kalsınlar?
    Burtay Mutlu 22 Nisan 2015
  • 0
    insanlığın bilimde ileri olması, geçmişe göre daha iyi olmasıdır, aslında son ikiyüz yılda kaydettiğimiz aşamalar sayesinde böbürlensekte bilmediklerimizin yanında bildiklerimiz çok büyük yer kaplamasa gerek.
    murat sayın 23 Nisan 2015
  • 0
    Bir bilim insanının teorisi zaten insan sayısı geometrik olarak arttığından ileride beslenme için savaşların olacağı vs. gibi durumlar var bakabilirsin ilgini çekerse..
    Özge Yelek 29 Nisan 2015
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Giriş Yap