• -2

    Sizce uzay boşluğu nedir? Gerçekten boş mudur? Yoksa enerji veya parçacıktan mı oluşuyordur?

    Buket Gökpınar 05 Ocak 2017
  • -2
    Boşluk , kuantum mekaniğinde , her saniye parçacıkların ve anti-parçacıkların birbirlerini yok etmesi sonucu vede tam tersi olan durumun zeminini ifade eder . . 27 Ekim 2016
  • -2
    Artık göreceli olmayan bir yaklaşımla uzay, enerjinin bir çeşit elastik doku oluşturmuş hali şeklinde tanımlanmakta. Sadece bilginin transferi için bile uzayın bir gerçekliğe sahip olması gerektiğini ve bu gerçekliğin de boşluktan gelmediğini söyleyebilirsiniz. Boşluk nihai olarak gerçekliğe tabi olmayan bir parçaysa evrende henüz böyle bir yer bilinmemekte.
    Vide supra 05 Ocak 2017
  • -2
    Kuantum mekaniğinde öyle kabul edilebilir.. Ama ben sizin yorum ve düşüncelerinizi soruyorum @. @Vide supra
    Buket Gökpınar 05 Ocak 2017
  • -2
    Uzay boşluğunun enerjinin bir çeşit elastik doku oluşturmuş hali olarak tanımlanması tamamen teoriye uyması için yapılıyor. Günümüzdeki teknolojiyle uzay boşluğunda bulabildiğimiz, algılayabildiğimiz vb. herhangi bir şey yok. Uzay boşluğu dememizin nedeni de zaten hiçbir şey bulamamız.
    Ahmet Yılmaz 05 Ocak 2017
  • -2
    Enerji ya da parçacıktan oluşmadığı ise kesin çünkü öyle olsa günümüz teknolojisiyle enerji ve parçacıkları kolayca bulurduk. Uzay boşluğu boşluk değil de bir "şey" ise o şimdiye kadar bilmediğimiz bir şeydir.
    Ahmet Yılmaz 05 Ocak 2017
  • -2
    '' Artık göreceli olmayan bir yaklaşımla uzay, enerjinin bir çeşit elastik doku oluşturmuş hali şeklinde tanımlanmakta. '' Bu tanımlama güncel uzay tanımlarından en iyilerinden . Hem teoride hem de uygulamada . Uzay boşluğu , enerji ve parçacıktan oluşur , aksi halde kütlesiz fotonun kütleçekiminden etkilenmemesi gerekirdi . Eğer uzay, doğrusal , enerjisiz ve parçacıksız bir yol içeriyor olsa idi foton yada diğer parçacıklar ; maddenin '' dalga '' formunu göstermez idi .
    Son iki yorumunuza kesinlikle katılmıyorum . @Ahmet yılmaz .
  • -2
    Fotonun kütle çekiminden etkilenmesini genel görelilik açıklar. Hatta genel görelilik klasik fiziğin aksine fotonun yerçekiminden etkilenmesi gerektiğini öngörmüş sonradan bu doğrulanmıştır. Sizin dediğiniz kütlesiz fotonun kütle çekiminden etkilenmemesi genel görelilikten önceki bir görüştür.
    Ahmet Yılmaz 05 Ocak 2017
  • -2
    uzay-zaman dokusu çok düşük yoğunluktaki enerji damlacıklarından oluşur...
    eğer uzay-zaman dokusu boş ise kütlenin büktüğü ve eğdiği şey ne o zaman...
    foton uzay-zaman düzleminde ilerler....foton eğer uzay-zaman yok ise işlevsiz ve tanımsızdır....
    fotonun kütle çekiminden etkilenmesinin tek sebebi fotonun yol aldığı uzay-zamanın kütle tarafından bükülmesi ve eğrilmesidir....
    Sayın Ahmet Yılmaz dediğiniz gibi eğer uzay-zaman tamamen boşluk ise kütlenin büktüğü şey ne_?

  • -2
    @Alliance33 olmuş @Karanlık Profil
    bol bol da beni eksilemiş. N'oldu hesabını niye sildiler?
    Bu arada eksiler için teşekkürler :)
    Ahmet Yılmaz 05 Ocak 2017
  • -2
    sayın ahmet yılmaz yukarıda bir teoride bulundunuz lütfen bunun açıklamasını yapar mısınız....
    uzay-zaman tamamen boş ise kütlenin büktüğü şey nedir_?
  • -2
    hesabımı silmediler bu arada kendim geçmişini temizledim.... :)
  • -2
    Fizikist de yeniyim de bu eksilemenin amacı nedir? Bu soruda çoğu yorum eksilenmiş amacı ne ?
    science 05 Ocak 2017
  • -2
    İlk cümle hariç kendi fikrimi belirttim @buket. Bir şeyin teoriye uygun şekilde yorumlanması ne zamandır yanlış oldu @ahmet? Fotonun kütle çekiminden etkikenmesine ek olarak bir hız limitinin olması da aynı şekilde uzayın dokusuyla ilişkilendiriliyor.
    Vide supra 05 Ocak 2017
  • -2
    @Vide supra öyle yorumlamak yanlıştır demedim tamamen teoriden dolayı böyle tanımlandığını belirttim. Yani elimizde bu tanımı destekleyecek herhangi bir kanıt yok. Benim söylediğim uzay boşluğu "bildiğimiz" anlamda enerji ve parçacıktan oluşmuş olamaz, öyle olsa zaten onları bulurduk.
    Ahmet Yılmaz 05 Ocak 2017
  • -2
    Eksilemenin aslında hiçbir amacı yok bu seviyede . Çoluk çocuk gelip instagram da like ' lar gibi yorumları okumadan artılıyorlar , eksiliyorlar . Takılmamak gerek zaten şurada 2-3 kullanıcı bilimsel konuşuyor , bir kısmı gerçekten anlamaya çalışıyor . Eksileyen bazen açıklamasını yapıyor ki bu muhteşem bir şey , yanlışını öğreniyorsun . Tabi bunu yapan da o 2-3 kişi zaten . @science
  • -1
    o 2-3 kişi kimler acaba? Teşekkür ederim bilgilendirdiğin için :)
    science 05 Ocak 2017
  • -1
    Teşekkür ederim yorumlarınız için :) Ben genel olarak söyledim teori ve kabul edilmişlerin dışında yorumlarını merak ettiğim için teşekkürler @vide supra
    Buket Gökpınar 05 Ocak 2017
  • -2
    Önemli değil . Eğer uzun vadede bu platformda yazılanları , soruları ve sorulara verilen cevapları dikkatli okursanız , bahsettiğim zihinleri fark etmeniz kolay olacaktır . @science
  • -2
    Bir şey değil. Peki sizin yorumunuz nedir? @Buket Gökpınar
    Ahmet Yılmaz 05 Ocak 2017
  • -2
    haklısın @kemal . Ayrıca soruların çok ilgimi çekti her ne kadar bu soruya yanıt vermeden yorum yapmış olsam da.. Bence uzay boşluğu boş değil. Belki tam olarak keşfedemedik ama boş olduğunu düşünmüyorum. @buket
    science 05 Ocak 2017
  • -2
    Ben boş olduğunu düşünmüyorum. @kemal 'in dediği mantıklı geliyor ama bence keşfedilmemiş bir şey de olabilir. Burada @science katılıyorum. Enerji olma ihtimali bana daha yakın geliyor.
    Buket Gökpınar 05 Ocak 2017
  • -2
    İlginç bulmanıza sevindim . @science .
  • -2
    Sevinmek güzeldir @kemal
    science 05 Ocak 2017
  • -2
    @Buket düşüncelerin soruların meraklandırdı ilgi çekici
    science 05 Ocak 2017
  • -2
    teşekkür ederim @science
    Buket Gökpınar 05 Ocak 2017
  • -2
    Kanımca, Uzay Boşluğu dediğimiz ortam enerjinin iki farklı çeşidini içeriyor. İlki durgun, tekilleşmiş enerji. Bunları kapalı zar sicimler olarakta düşünebiliriz.
    İkincisi evrenin genişlemesinden kaynaklanan bir dalgalanma sonucu, bu yapıyı kullanan ve titreştiren enerji...
    Her ikisi birden, uzay+zaman dokusunu oluşturuyor.
    Bu dokuyu bizim tanımlamamız için, Planck ölçeklerinde frekansları tanımlayacak teknolojide olmamız lazım. (Oysa "Planck ağırlığı" hariç ölçebileceğimiz ölçütler çok küçük)

    Bizim için uzay boştur. Çünkü bizim "doluluk" tanımımız; "madde varlığından" ve "enerji tespitinden" kaynaklanıyor.

    Oysa duyabileceğimiz sesler için ve görebileceğimiz fotonlar için bile " tepspit aralıkları" var iken, makinelerle tüm frekanslardaki enerji titreşimlerini saptayabileceğimizi düşünmek aptallık olur.

    Bizim için boş oluşu, suyun balık için boş oluşu kadar anlamlı. Ya da karanlık bir odanın boş olması kadar.
    Kavramsal bakışları bir yana bırakırsak, evrenin içinde muazzam bir foton alışverişi var. Nötrinolar var. Bir çok fırlatılan parçacık var. Belki metreküp başına bir iki tane parçacık düşecek kadar seyrek olsa da, toplamda çok büyük bir enerji var uzayda...
    Ayrıca evrenin ilk dönemlerinden kalma arka plan ışıması- kozmik radyasyon'da ayrı bir enerji kaynağı.
    Bütün bunları yok sayabilmek için, ... olmak lazım. (Uygun kelimeyi kendiniz bulun)...

    Not: Alliance33 gidince, geçmiş yazılar güdükleşmiş. Kısırlaşmış. Ama anlıyorum sanırım. Yeni bir bakış açısı ile en baştan konular ele alınacak gibi...


  • -2
    @burtay üstadım fotonun göreliliğin test edilmesi konusuna bir göz atma durumunuz var mı_?
  • -2
    @Karanlık Profil :-) Her ne kadar gurur okşayıcı olsa da, o sıfatı haketmekten çok uzağım... Teşekkür ederim yine de...
    Konuya göz attım. Mehmet Ali'nin verdiği bilgilere ve yaklaşımına da diyebileceğim bir şey yok. Cevapları benimkinden daha iyi.
  • -2
    Benim için öylesiniz ama :)
    Görüşlerine ve bilgilerine değer verdiğim ender isimlerden birisiniz ve bana bilmediğim bir bilgi gösteriyorsanız üstadımsınızdır...
    Bu arada mailinize göz atmak isteyebilirsiniz....
  • -2
    Bunları okurken kendimi yaşlı bilimciler -alinmayin- konferansında babasının kucağında dinlemeye gelen 5 yaşındaki çocuk gibi hissettim. Burada yazanların yaşlarını öğrenebilir miyim?
    Anıl Altundağ 10 Ocak 2017
  • -2
    boşluktan kastın yokluksa şöyle bi kanun vardır. enerji yoktan var edilemez ve vardan da yok edilemez
    Baran Alp 08 Ocak 2017
  • -2
    o yüzden ben evrenin hiçbiryerinde boşluk olduğunu düşünmüyorum
    Baran Alp 08 Ocak 2017
  • -2
    Kemalin söylediklerine katılıyorum ve boşluk dediğimiz her şeyin aslında boş olmadığını sadece içeriğini henüz bilmediğimiz için ona boşluk adını verdiğimizi düşünüyorum.
    Ahmet Mert Dinç 10 Ocak 2017
  • -2
    Yaşın ne önemi var @anıl
    Buket Gökpınar 11 Ocak 2017
  • -3
    Kur'ân-ı Hakîmin hikmet-i kudsiyesi ise, o ifrat ve tefriti bırakıp, hadd-i vasatı ihtiyar edip der ki: Sâni-i Zülcelâl yedi kat semâvâtı halk etmiştir. Hareket eden yıldızlar ise, balıklar gibi semâ içinde gezerler ve tesbih ederler. Hadiste اَلسَّمَۤاءُ مَوْجٌ مَكْفُوفٌ 1 denilmiş. Yani, "Semâ, emvâcı karardâde olmuş bir denizdir." İşte bu hakikat-i Kur'âniyeyi yedi kaide ve yedi vecih mânâ ile gayet muhtasar bir surette ispat edeceğiz.

    Birinci kaide: Fennen ve hikmeten sabittir ki, bu haddi yok feza-yı âlem, nihayetsiz bir boşluk değil, belki "esir" dedikleri madde ile doludur.

    İkincisi: Fennen ve aklen, belki müşahedeten sabittir ki, ecrâm-ı ulviyenin câzibe ve dâfia gibi kanunlarının rabıtası ve ziya ve hararet ve elektrik gibi maddelerdeki kuvvetlerin nâşiri ve nâkili, o fezayı dolduran bir madde mevcuttur.

    Üçüncüsü: Madde-i esiriye, esir kalmakla beraber, sair maddeler gibi muhtelif teşekkülâta ve ayrı ayrı suretlerde bulunduğu tecrübeten sabittir. Evet, nasıl ki buhar, su, buz gibi havâî, mâyi, câmid üç nevi eşya aynı maddeden oluyor. Öyle de, madde-i esiriyeden dahi yedi nevi tabakat olmasına hiçbir mâni-i aklî olmadığı gibi, hiçbir itiraza medar olmaz.

    Dördüncüsü: Ecrâm-ı ulviyeye dikkat edilse görünüyor ki, o ulvî âlemlerintabakatında muhalefet var. Meselâ, Nehrüssemâ ve Kehkeşan namıyla maruf, Türkçe Samanyolu tabir olunan, bulut şeklindeki daire-i azîmenin bulunduğu tabaka, elbette sevâbit yıldızların tabakasına benzemiyor. Güya tabaka-i sevâbit yıldızları, yaz meyveleri gibi yetişmiş, ermişler. Ve o Kehkeşandaki bulut şeklinde görülen hadsiz yıldızlar ise, yeniden yeniye çıkıp ermeye başlıyorlar. Tabaka-i sevâbit dahi, sadık bir hads ile, manzume-i şemsiyenin tabakasına muhalefeti görünüyor. Ve hâkezâ, yedi manzumat ve yedi tabaka birbirine muhalif bulunması, his ve hads ile derk olunur.

    Beşincisi: Hadsen ve hissen ve istikrâen ve tecrübeten sabit olmuştur ki, bir maddede tanzim ve teşkil düşse ve o maddeden başka masnuat yapılsa, elbette muhtelif tabaka ve şekillerde olur. Meselâ, elmas madeninde teşkilât başladığı vakit, o maddeden hem ramad, yani hem kül, hem kömür, hem elmas nevileri tevellüt ediyor. Hem meselâ ateş teşekküle başladığı vakit, hem alev, hem duman, hem kor tabakalarına ayrılıyor. Hem meselâ müvellidülmâ, müvellidülhumuza ile mezc edildiği vakit, o mezcden hem su, hem buz, hem buhar gibi tabakalar teşekkül ediyor. Demek anlaşılıyor ki, bir madde-i vâhidde teşkilât düşse, tabakata ayrılıyor. Öyleyse, madde-i esiriyede kudret-i fâtıra teşkilâta başladığı için, elbette ayrı ayrı tabaka olarak فَسَوّٰيهُنَّ سَبْعَ سَمٰوَاتٍ 1 sırrıyla yedi nevi semâvâtı ondan halk etmiştir.

    Altıncısı: Şu mezkûr emâreler, bizzarure, semâvâtın hem vücuduna, hem taaddüdüne delâlet ederler. Madem kat'iyen semâvat müteaddittir. Ve Muhbir-i Sadık, Kur'ân-ı Mu'cizü'l-Beyânın lisanıyla yedidir der. Elbette yedidir.

    Yedincisi: Yedi, yetmiş, yedi yüz gibi tabirat, üslûb-u Arabîde kesreti ifade ettiği için, o küllî yedi tabaka çok kesretli tabakaları hâvi olabilir. Elhasıl: Kadîr-i Zülcelâl, esir maddesinden yedi kat semâvâtı halk edip tesviye ederek, gayet dakik ve acip bir nizamla tanzim etmiş ve yıldızları içinde zer' edip ekmiştir. Madem Kur'ân-ı Mu'cizü'l-Beyan umum ins ve cinnin umum tabakalarına karşı konuşan bir hutbe-i ezeliyedir. Elbette nev-i beşerin herbir tabakası, herbir âyât-ı Kur'âniyeden hissesini alacak ve âyât-ı Kur'âniye, her tabakanın fehmini tatmin edecek surette, ayrı ayrı ve müteaddit mânâları zımnen ve işareten bulunacaktır.

    Evet, hitâbât-ı Kur'âniyenin vüs'ati ve maânî ve işârâtındaki genişliği ve en âmî bir avamdan en has bir havassa kadar derecât-ı fehimlerini mürâât ve mümâşât etmesi gösterir ki, herbir âyetin herbir tabakaya bir veçhi var, bakıyor. İşte bu sırra binaen, "yedi semâvât" mânâ-yı küllîsinde yedi tabaka-i beşeriye, muhtelif yedi kat mânâyı fehmetmişler. Şöyle ki:

    فَسَوّٰيهُنَّ سَبْعَ سَمٰوَاتٍ 1 âyetinde, kısa nazarlı ve dar fikirli bir tabaka-i insaniye, havâ-yı nesîmînin tabakatını fehmeder.

    Ve kozmoğrafya ile sersemleşmiş diğer bir tabaka-i insaniye dahi, elsine-i enâmda "seb'a-i seyyare" ile meşhur yıldızları ve medarlarını fehmeder.

    Daha bir kısım insanlar, küremize benzer zevilhayatın makarrı olmuş semâvî yedi küre-i âharı fehmeder.2

    Diğer bir taife-i beşeriye, manzume-i şemsiyenin yedi tabakaya ayrılmasını, hem manzume-i şemsiyemizle beraber yedi manzumât-ı şümusiyeyi fehmeder.

    Daha diğer bir taife-i beşeriye, madde-i esiriyenin teşekkülâtı yedi tabakaya ayrılmasını fehmeder.

    Ve devamını araştırabilirsiniz..
    Eyüp Yılmaz 18 Ocak 2017
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Giriş Yap