• 0

    Hız ve ivme konusunda hesaplama için yardıma ihtiyacım var.

  • 0
    Geçenlerde kütlenin hızlanması durumunda (ivme), enerji yüklenmesi olduğunu ve kütlesinin artacağını belirtirken
    bir arkadaş bu artışın çok da önemli olmadığını ifade etmişti.( http://www.fizikist.com/beyin-firtinasi/25014/ )

    Sonra haklı olup olmadığını merak ettim.

    100 kilogramlık bir nesneyi saniye de 20 000 kilometre hızlandırdığımızda relavistik katsayısı 1.0022327557097017
    (http://www.1728.org/reltivty.htm)
    Yani bu nesnenin kütlesi 0.22327557097017kg (= 223.27557097017 gram) artıyor.

    Bunun enerji eşdeğer karşılığı ise 4.7961 megatons of TNT veya 2.0067e+16 joules çıkıyor. (http://www.1728.org/einstein.htm)
    Bu rakamların ne ifade ettiğini açıkçası tam bilmiyorum ama çok büyük rakamlar olduğunu düşünüyorum.

    Ancak 100 kilogramlık bir nesneyi saniyede 20 000 kilometre'ye ulaştırmak için ne kadar enerji harcamamız gerektiğini bilmiyorum.

    Eğer siteden bilgileri taze bir arkadaş bu hesabı yapıp aşağıya eklerse çok sevinirim.

    Burada amacım, hızlandırmak için verilen enerjinin ne kadarının kütleye dönüştüğünü anlamak.
    Eğer tümü dönüşüyorsa, bu 3 boyutlu bir nesneyi hareketlendirmenin tamamen ona enerji yüklemek olduğu anlamına gelir çünkü.
    Yardımlarınızı bekliyorum...
    Yukarıda kullandığım linkler de var. Onlardan faydalanabilir ve eğer hatalı kısımlar var ise, düzeltirseniz çok sevinirim.
  • +1
    Kinetik enerji tanım olarak zaten bir nesneyi hareket ettirmek için ona yüklenen enerjidir.
    Ayrıca modern fiziğe göre kütle diye ayrı bir şey yoktur: E=mc²
    Yani kütle denilen şey aslında uzayzamanın belirli bir bölgesindeki çok yoğun enerjidir.
    Ahmet Yılmaz 16 Aralık 2016
  • 0
    Kütleyi enerjiye çevirmek için güçlü nükleer kuvvet ile oynamalar yapıyoruz . Peki enerjiyi maddeye çevirmek için ; 4 temel kuvvet arasında nasıl oynamalar yapmalıyız ?
    Biraz alakasız oldu ama @shibumi (:
  • 0
    Arkadaşlar, bana "nasıl balık tutulacağını öğretmeyin."
    Önünüze iki tane balık koydum.

    Bir balığı da siz koyun.
    Altı üstü, 100 kglık bir nesneyi saniye de 20.000 km hıza ulaştırmak için gerekli enerjinin hesaplanmasını sordum.
    Burada tek eksiğim ne kadar süre de bu hıza ulaşılacağı, dolayısı ile ivmesi belirsiz kalıyor. Onu da serbest bıraktım. İster 10 saniye de çıksın, ister 10 üstü 10 saniye'de...
    Sonuçta bu hıza ulaşması için harcanan toplam enerji üç aşağı beş yukarı denk olacaktır diye düşündüğümden bunu yaptım.

    Ben sonucun nerdeyse birbirine denk olduğunu buldum.

    Yani, kütle ve oluşumu konusundaki varsayımlarımı, özel görelilik ile ilgili varsayımlarımı doğruluyor demeyeyim ama destekleyen bir veri daha buldum.

    Teorik düşünmek ve üretmek güzel ama, bunu uygulamaya da dökmek lazım. Benim bilgiler 30-35 yıllık. Kalkıp fundamental pyhsic başlayacak halim yok şimdi. Hazır bu konuda eğitim alan, üniversite sınavlarına çalışan ve "öğrenen" birisinden bu işlemi tamamlamasını istedim...

    Ahmet Bey, kütle'nin ne olduğu konusunda hem fikiriz. Farklılık, bana göre, kütlenin oluşum nedenini ve şeklinden kaynaklanıyor. Bana göre, enerjinin üç uzamsal boyut üzerinde, "zaman" dan (EGD dalgaları) gelen enerji ile titreşmesininden oluşan bir alan.

    İkinci olarak, enerji yüklenmesinin, Sicim teroisinde olduğu gibi, brane- sicim zarların gelişimini ve genişlemesini teşvik ettiğini düşünüyorum. Çünkü daha fazla enerji var.
    Bunun da daha yoğun bir enerji ortamı oluşturması ile "zaman" (EGD dalgaları)'nın yoğun ortama giren dalgalarla aynı tepkiyi verdiğini, frekansları değişmezken yavaşladıklarını iddia ediyorum.
    Yani özel göreliliği, farklı bir açıdan ele alıyorum.

    Evet, modern fiziğe göre kütle diye ayrı bir şey yoktur. Farkındayım. Zaten. Ama modern fizik hala bunun "neden?" olduğunu tatmin edici şekilde açıklayamıyor.
    Aradaki ilişkileri, dönüşümleri ortaya koyuyor ama... "Nasıl?" olduğunu açıklıyor ama "Niçin?" kısmında suskun.
  • 0
    E(kinetik) = 1/2 mv^2 formülü düşük hızlar ışın geçerli.
    Yüksek hızlardaysa şu formül kullanılıyor:
    E(kinetik) = m(göreli kütle)c^2 - m(sabit kütle)c^2

    Buradan görüleceği gibi modern fizikte kinetik enerji kütledeki değişime denktir. Ayrıca temel fizikle hesaplamalar yaparak düşündüklerinizi doğrulamaya çalışmayın o formüller zaten yanlış. Düşük hızlarda hata küçük olduğu için doğru kabul ediliyor.
    Ahmet Yılmaz 16 Aralık 2016
  • 0
    Durgun kütle diye bir kavram yok ne demek?! Yazdığın formüldeki m nedir...
    Ahmet Yılmaz 16 Aralık 2016
  • 0
    Ahmet bey, saniye de 20 bin kilometre, Işık hızına oranla çok düşük bir hız... Ayrıca düşükte olsa +/- hata payına razıyım.
    Bana harcanan enerji miktarının, relavistik hesaplamalarla çıkan (yukarıdaki web sitelerinden çıkarttığım rakamlara göre) enerji miktarı ile olan benzerliği ya da farkını anlamaya çalışıyorum...

    Hata payı önemli değil. Siz sonucu ne buluyorsunuz? 20.000.000.000 joule yanlış mı, doğru mu?

    Sizin bulduğunuz sonuç nedir? Hangi işlemlerle buldunuz ?

    Yani amacımız, öğrenmek. Başkalarının bulduğu sonuçlarla, kendi sonuçlarımızı karşılaştırmak.
  • 0
    Yazılan formüldeki "sabit "m", üç uzamsal boyut üzerinde titreşen enerji yoğunluğunun, evrenin genişlemesinden kaynaklanan "ivme"sinden kaynaklanan "momentumu"dur. "diye bir ifade kullansam, yorumunuz ne olur?
  • +1
    Nasıl? e=9.000.000.000.000 jolule ? Nesne ışık hızınının, % 6.6'sında...
    Hesaplama ayrıntılarını girme imkanınız var mı?
  • +1
    Durgun kütle hıza bağlı değildir, referans sistemine göre değişmez.
    Ahmet Yılmaz 16 Aralık 2016
  • 0
    Ya durgun kütle, sabit hızdaki bir enerji yoğunluğunun momentumunu ifade ediyorsa?
    Siz onunla aynı hızda olduğunuz sürece, sizin için hızı değişmiyorsa?
    Ve zaten siz de onunla aynı genişleme hızının etkisi altında iseniz.
    Sizin için sabit ölçülmüş bir kütle, sizden iki kat hızlı birisi için de aynı kütle değerini mi ifade ederdi?

    Diğer bir deyişle, Aynı jet uçağında iken siz ve arkadaşınızın koltuklarınızda hissettiğiniz ivme aynı iken, eğer arkadaşınız sizinkinden daha farklı bir hızda giden uçakta oturuyor olsaydı, gene aynı momentuma mı sahip olurdu?

    Sabit kütle (momemtum), aynı uçakta olduğumuz sürece geçerli. Alliance33'ün anlatmaya çalıştığı şey buna benzer diye algıladım.
  • 0
    Sonuç yaklaşık 20.066.914.544 çıkıyor.
    Ahmet Yılmaz 16 Aralık 2016
  • 0
    Benim anladığım kadarıyla Alliance33 göreli kütleyi kütle olarak kabul ediyor. Halbuki modern fizikte bir durgun bir de göreli kütle kavramı vardır. Göreli kütle hıza bağlıdır, durgun kütleyse sabittir. Fizikçiler kütle derken mesela elektronun kütlesi derken durgun yani sabit kütleyi kasteder.
    Ahmet Yılmaz 16 Aralık 2016
  • 0
    Öncelikle cevabınız için çok teşeşkür ederim. :-)
    Aslında bakış açınıza göre ikinizde haklısınız bence...
    a) Mevcut evrenimizde, hepimiz aynı kurallara ve şartlara tabiyiz. Bu yüzden bu kuralların altında iken, sabit kütle olarak tanımladığımız değer ve miktarı tüm evren için sabit. Bu yüzden bunun yanlışlığını veya farklılığını sorgulamıyoruz.
    Mevcut fizikte ister klasik, ister modern bu bakış altında eldeki verilerle durumu değerlendiriyor.

    b) Alliance33 ise evreni, belli bir hızda giden bir uzay gemisi (A) gibi ele alıyor (Sanırım). Uzay gemisininin içindeki tüm ölçümler ve kurallar uzay gemisi içinde sabit ve kesin.
    Ancak aynı durumu farklı hızda bir uzay gemisinde (B) veya uzay gemisinin dışında ele aldığımızda ise, aynı değerlere ve sonuçlara ulaşamayacağımızı düşünüyor.
    Eğer ilk uzay gemisinde (A),size göre durgun veya sabit bir kütleyi, bu uzay gemisi içinde tekrar ivemelendirirseniz, hareket eden nesnenin referansı uzay gemisi (A) olacağından, ona göre tekrar bir göreceli kütle kazanmış olacak.

    Görüş farklılığınız bu noktalardan çıkıyor gibi. Ama öze bakınca, aynı şeyleri ifade ediyorsunuz gibi geliyor bana...
  • +1
    Ehh, kabul ... Arada kütleçekim kuvveti ile kütleyi karıştırıyor gibi ... :- ) Ama esasen durgun kütlenin de bizim koşullarımıza göre sabit olduğunu (Daha önceki yazılarından bildiğim kadarıyla...) "örneklemeye" çalışıyor.
  • 0
    Dünyada da olsanız, ayda da olsanız, uzay istasyonunda da olsanız sabit kütleniz değişmez. Sabit kütle bir bakıma maddenin ölçüsüdür. Yerçekimine göre değişen ağırlıktır, kütle değil:
    Ağırlık = mg
    Ahmet Yılmaz 16 Aralık 2016
  • 0
    Maddenin kendisini referans alıyorsun, göreliliği ortadan kaldırıyorsun. Mesela yukarıdaki formülü kullanarak şöyle ölçebiliriz dünyadaki ağırlığını ölçüp yerçekimine böldüğümüzde sabit kütleyi buluyoruz.
    Ahmet Yılmaz 16 Aralık 2016
  • +1
    :-) Bunlar hep hızlı düşünmekten kaynaklanıyor.
    Sabit kütle, bir nesnenin evrenimizin her yerinde geçerli olan sabit bir değerdir.
    Şöyle tanımlayabiliriz.
    Uzay boşluğunda bu nesneyi 1 metre hızla itebilmek için harcadığımız enerji, (kütlexhız; momentumu) bu evrende uzay boşluğu olan her yerde aynıdır.
    (Nesne küçülürse, bu enerji de doğal olarak azalır.)
    Saf anlatımla, bir nesnenin sahip olduğu toplam doğal enerji miktarı yoğunluğudur. (Maddeyi enerjinin yoğunlaşmış hali olarak ele alırsak)

    Ağırlık ise, aynı nesnenin başka bir kütlenin uyguladığı kütleçekiminden dolayı kazandığı momentumu ifade ediyor.
    Yani dünya da 1 ton olarak ölçülen kurşun nesnenin, içerdiği kurşun atomu sayısı veya bunların alt parçacıkları sayısı veya en sonra toplam içerilen enerji miktarı sabittir.

    Ölçtüğümüz bir ton, dünyamızın bu kütleye uyguladığı çekim kuvvetinin bir sonucudur. Eğer aynı nesne Ay üzerinde olsaydı. 1/6 x1t= 166 kg filan olacaktı.
    Ama her durumda, nesnenin içerdiği toplam atom, parçacık sayısı veya enerji sabit kalacaktı.

    (Burada işin içine kütleçekim ve sizin kütleçöküm kavramlarını katmayın, kütleçekimi tanımlanan şekliyle, iki kütlenin birbirine uyguladığı çekme kuvveti olarak basit düzeyde ele alın)

    Öğrendiğimiz ve geliştirmeye çalıştığımız fizikte, sabit kütle olarak tanımlanan şey, bu enerji yoğunluğunun madde olarak karşılığı.

    Bu sabit kütleye, ek bir ivme verdiğimiz zaman, enerji yoğunluğunu artırmış oluyoruz. Momentumu artıyor. Yani hızından dolayı, kütlesi bir miktar artıyor. Bu da göreceli kütle. Bu hızdan düşüp, tekrar eski hızına döndüğü zaman, kütlesi de eski düzeyinde (göreceli olarak hareketsiz) ölçülüyor.






  • 0
    Kafalar karışmasın diye bu noktadan sonra konudan çıkıyorum. Yoksa, varsayımım açısından devam edeceğim. (Varsayımımı da bu yukarıda yazdığım temeller üzerinden, geliştirdim. ) Ama bu konuda zaten çok yazdım.

  • 0
    Burtay bey
    boran kadir 11 Nisan 2017
  • 0
    Burtay bey doğru bir tesbitin etrafında dolaşıyorsunuz
    boran kadir 11 Nisan 2017
  • 0
    Aksiyona gönüştürebilecek donanımınız var mı?
    boran kadir 11 Nisan 2017
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Giriş Yap