• 0

    MAGNETİK KUVVETİN KÖKENİ

    Caner YÜKSEL 05 Aralık 2016
  • 0
    Fiziğin en temel ilkelerinden biri; bir enerji yoktan var , vardan yok edilemez. Peki ya mıknatıslar nasıl hiçbir enerji gerektirmeden demiri hareket ettirebiliyor yada demir bu enerjiyi nereden buluyor. Hatta bu yöntemle çalışan düşük güçlü motorlar dahi yapılmış. Peki ama bu nasıl oluyor . Etrafta başka bir kaynak görünmediğine göre bu enerji nükleer kuvvetin manyetik formata dönüşümünden kaynaklanıyor diye düşünüyorum. Öyle düşününcede her mıknatısı küçük ve zararsız bir nükleer reaktör olarak düşünmekten kendimi alamıyorum. Bu sürecin şeması tam olarak çözülse bu kuvvet yüksek miktarlara çekilse yani mıknatıslar daha kuvvetli çalışsa nasıl olurdu ?
    Caner YÜKSEL 05 Aralık 2016
  • 0
    Sorunuza ne cevap verileceğini merakla bekliyorum.
    Kendimce bilimsel olduğunu iddia edemeyecek düzeyde zayıf bir önerim var. Bunun güçlenmesi için başka (bilgilerle desteklenmiş) görüşlere ihtiyacım da var.

    Bana göre Süper akışkan bir evrendeki (Zaman) dalgalanmasının (EGD) , bazı maddelerin doğal sıcaklıkta, bazı maddelerin ise farklı enerhji seviyesibi işaret eden sıcaklıklarda, elektronlarının spinlerinden ve pozisyonlarından kaynaklanan (bir tür kristalimsi gibi gözümde canlandırıyorum ama doğrusunu bilmiyorum) özdeş yansımasından kaynaklanan bir alan.
    Yani bu sorduğunuz enerji, dış kaynaklı. Dalgalarla taşınıyor. Sürekli ve düzenli. Belli bir açıdaki elektronlardan kırılarak, frekans, yön ve enerji düzeyi değiştiriyor. Bu nedenle dalga formundalar.
    (Bu konuda yeterince bilgi toplamadığım için, varsayım paylaşımıma bu konuyu eklemedim. Geçiştirdim. )

  • 0
    Mıknatıslar içlerinde depolanmış olan enerjiyi kullanırlar. Yani mıknatıslar sınırsız enerji kaynağı değildir ve tükenirler.
    Mehmet Ali 10 Aralık 2016
  • 0
    Mıknatısların tükenmesinde, depoladıkları bir enerji olduğu konusuna şüphe ile yaklaşıyorum.
    Çünkü bu konudaki bilgim farklı.
    Mıknatıslanma, mesela özel alaşık metallerde veya demirde, belli bir süre manyetik alana tutulurlarsa oluyor.
    Ya da özellikle akışkan derecede sıcak olduklarında, soğuma süreci tamamlanana kadar elektrik akımı geçirilince gene mıknatıslanma oluyor. Bilgim eski, bu nedenle yeni bir bakış ve açıklama gelişmiş olabilir.

    Ama bildiğim kadarı ile, elektrik akımı veya manyetik akıma maruz kalan metal atomları, belli bir düzende dizilmeye zorlanıyor. Yani kristalize bir yapı alıyorlar.
    Bu yapı içindeyken ancak, malzemenin manyetik özellikleri güçleniyor. Amorf yapıda ise malzemenin manyetik özellikleri çok düşük.
    Mesela, mıknatıslanmış bir metali kızdırırsanız, soğuduğu zaman manyetik alan gücü oldukça düşüyor.
    Yine entropi nedeniyle, tüm mıknatısların içindeki atomların dizilimi çok yavaş olsa da zamanla bozuluyor. Yani atomlar konum veya pozisyon değiştiriyor. Bu nedenle bu malzemelerin manyetik alan özellikleri azalıyor.

    Ancak eğer Mehmet Ali'nin belirttiği gibi bir enerji depolama imkanı var ise, bu insanlığın faydasına kullanılabilir ve değerli bir bilgi olabilir. Elimizde bu kadar uzun süreli ve çevreci şekilde enerjiyi potansiyel olarak depolayabilecek bir yöntem yok henüz.
  • 0
    Şüpheye gerek yok:) miknatislarin manyetik ozellikleri velli bir süre sonra biter. Zaten sorunun cevabı aciklamanizda var. Demir manyetik alana tutulursa manyetik ozellik kazanir. Yani manyetik enerjiyi depolar.
    Mehmet Ali 11 Aralık 2016
  • 0
    Bu kadar kesin bir ifade kullandığınıza göre, nasıl depoladığını da açıklarsınız umarım...
    Nasıl depoluyor? Mekanizması nedir?
  • 0
    Bu bilinmeyen gizli bir bilgi degil ki. Ben insanligin yararina bi kesif de yapmadim. Zaten yukarida yaziyorsunuz cevabini:) manyetik alan atomlarin dizilimini degistiriyor demissiniz.
    Mehmet Ali 11 Aralık 2016
  • -1
    Konu verimlilikten çok uzaklaşmış.
    Doğal mıknatıslar olsun yapay mıknatıslar olsun, bir enerji depolanması söz konusu değildir.
    Evet, malzemeyi bu hale getirmek için enerji harcanıyor ama bu depolamadan ziyade biçimlendirmeye benziyor.
    Bu bakış altında, Çeliği döverek ve ısıtarak şekillendirdiğiniz zaman, çelik bu yeni şekli ile enerji depolamış olmalı o zaman.
  • 0
    Alaşımlı metallere elektromanyetik yük uygulanarak mıknatıs elde edilir. Bu enerji verilmeden mıknatıslar sadece metaldir ve manyetik gücü yoktur. Mıknatısların manyetik enerjisi buradan gelir. Daha sonra yavaş yavaş bu enerjiyi kaybederler. Hiç bir mıknatısın sonsuz enerjisi yoktur.
    Zaten metale verilen manyetik kuvvet metali biçimlendiriyor, atomların yönlerini değiştirerek manyetik hale getiriyor. Bu şekilde manyetik enerji depolamış oluyor. Daha sonra yavaş yavaş bu yönler bozulduğu için manyetiklik de zamanla azalarak bitiyor.
    Yani sonuç olarak mıknatısların mıknatıs olabilmesi için enerjiye ihtiyaç vardır. Dolayısı ile mıknatıslar karşılıksız ya da sınırsız enerji kaynağı diyemeyiz.
    Mehmet Ali 11 Aralık 2016
  • 0
    Eksi işareti kızgınlığınızdan mı, yoksa bu konuda hüküm verebilecek düzeyde olduğunuzdan mı bilmiyorum ama depolama konusunda yanıldığınızı kuvvetle düşünüyorum.
  • 0
    şibumi şimdi seninle uğraşamam, sen kuvvetle düşünmeye devam et:)
    Mehmet Ali 11 Aralık 2016
  • 0
    Yazılarda son sözü yazacağım diye uğraşıyorsunuz. Düşünmek demek, konu üzerinde bilgi toplayıp değerlendirmek anlamında kullanıyorum. Manyetik alan konusunda, bu bakış altında net ve ciddi yanılgı içindesiniz.

    Klasik fizik konularında yargılarınız çok iyi. Mesela, ivme konusundaki açıklamanız net ve işe yarar. Yazdıklarım da hatayı gösterebiliyor. Ama diğer yandan, kendi bilginizi ve bakış açınızı "tartışmasız doğru" kabul ediyorsunuz. Bu konudaki sorgulamaları da "çok sert" yanıtlıyorsunuz.

    Bilim yapabilmek için başkalarının değil, kendi düşüncelerinin doğruluğundan şüphe edebilmek önemlidir. Kişi, kendisini sorguladığı sürece bilimsel anlamda bir katkı geliştirebilir.
    Amacınız bilimsel gelişime katkı mı, kendi bilginizi ve bakışınızı doğru olarak kabul ettirmek mi?
    Bilemiyorum ama sizinle, daha önce de yazdığım gibi, ortak çalışmak ve üretmek mümkün değil gibi gözüküyor.

  • 0
    Verilen bilgiye hiç saygınız yok. Konuyu araştırarak cevap yazıyorum ben, kafadan sallamıyorum, kendi teorilerimi sunmuyorum. Siz her zaman yaptığınız gibi araya girip "yanlış" diyorsunuz. Sizinle uğraşamam diyorum çünkü size kaynak göstersem bile boş, daha önce gördük. Yanılıyorsun deyip duruyorsunuz o zaman siz söyleyin doğrusunu öğrenelim. Ama hem ortaya bir şey koymayıp hem de vermiş olduğum bilgilerin yanlış olduğunu iddia etmek doğru bir davranış değil. Yanlışsa doğrusu ne lütfen açıklayın. Eğer bilmiyorsanız yanlış ya da doğru olduğu konusunda fikir yürütmemelisiniz. "Doğrusunu bilmiyorum ama senin söylediğin yanlış" mantığıyla buraya gelip insanlarda kafa karışıklığı yaratma hakkınız yok.
    Mehmet Ali 12 Aralık 2016
  • 0
    Ayrıca hala anlamadınız, benim bakış açım diye bir şey yok. Fizikte bakış açısı olmaz, matematik olur. Sizin asıl hatanız burada. Benim bakış açım yok, ben fizik açısından doğrulara bakıyorum, kendime özel bir açım yok. Sizin ya da başkasının bakış açıları da beni ilgilendirmiyor. Ben fizik ne demiş ona bakarım.
    Mehmet Ali 12 Aralık 2016
  • 0
    Hadi son sözü yazınız diyorum ama...
    İyi de " (...fizik ne demiş ona bakarken...), hatalı demiyelim ama farklı algılamışsınız" gibi duruyor kimi söylemleriniz.
    Yoksa bana ne, sizin bilginizden. Onlar kitaplarda ve web sitelerinde zaten var.
    Beyninizin nasıl yorumladığı önemli... Yorumlayamıyorsanız, başka bilgi ve yaklaşımlarla bir arada değerlendiremiyorsanız, verilen bilgiyi olduğu gibi kabul ediyorsanız elbette saygı duyuyoruz.

    Manyetik nesnelerdeki alanın bozulmasının nedeni entropi sonucunda atomların pozisyon değiştirmesi.
    Burada sorgulanması gereken şey, entropinin nasıl bir etki gücü olduğu...
    Entropi kavram ve işlevi olarak bilinen ama mekanizması hakkında çok az fikrimizin olduğu bir etki.
    Kapalı -yalıtımlı bir kapta bir demir yığını bırakın, yeterli süre (milyonlar belki milyarlar) geçince o demir yığınıda toza dönüşüyor.
    Bu nasıl bir kuvvet-etki ? Hiç merak etmediniz mi? Yoksa olduğu gibi mi kabul edelim.?
    (Cevabınıza-cevap yazmayacağım. Yeni bir başlık açıyorum. Orada fikirlerinizi almayı tercih ederim.)
  • 0
    "Manyetik nesnelerdeki alanın bozulmasının nedeni entropi sonucunda atomların pozisyon değiştirmesi." demişsin. Webde ve kitaplarda olmayan yorumun bu muydu?:)) Bir konu üzerinde bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmaya çalışıyorsunuz sorun burada. Yukarıda bana yanlış dediğin şeye entropi ekleyip tekrar yazmışsın. Neyse daha da cevap verme böyle saçma bir tartışmanın içinde olmak istemiyorum.
    Mehmet Ali 12 Aralık 2016
  • 0
    Haklı valla, el kadar çocuğu ne diye kızdırıyorsun
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Giriş Yap