• 0

    Bu bir iç sıkıntısının dışavurumudur. Anlayamamak, anlamlandıramamak veya bilememek çoğu zaman sizin de canını sıkyor, önemli bir yer işgal ediyor mu?

    gözde 31 Ağustos 2016
  • 0
    Bu açıklama genel olarak makro anlamda evren mikro anlamda insanlığa yöneliktir.
    gözde 31 Ağustos 2016
  • +1
    Daha çok anlayamamak içimdeki anlama isteğini kamçılıyor hırslandırıyor bir anlamda :))
    Doğukan Şimşek 31 Ağustos 2016
  • +1
    Evet bende de o hissiyatı yaratıyor. Bilimsel anlamda yapılan Araştırmalarının tam ortasında olamamak sadece takipçisi olmak ve tabiki uzmanlaşamamak ise bilgiyi ötekileştiriyor daha çok. @doğukanşimşek
    gözde 31 Ağustos 2016
  • 0
    Araştırma sonuçlarında elde edilen bilginin var olan mevcut bilginin yanında sınırlı olması, elde edilen bilgilerin de hergeçen gün yanlışlanması ki bu elbette bilimsel araştırma yöntemidir fakat bu bende bir takıntıya dönüşüyor sanırım. Bilme, anlama arzusu
    gözde 31 Ağustos 2016
  • 0
    aynen öyle... evrendeki her olay bir anda oluşamadığı gibi bizim onu anlamamız da bir anda olamaz... zaten evreni her şeyiyle anladığımızı düşünmek büyük bir hataya düşmek olurdu... bundan önceki medeniyetler mitlere ve yanlışlanamaz kavramlara inanarak evreni tümüyle anladıklarını zannettiler... gerçeği anlamak ve sebep-sonuç bağlamında düşünme arzusu bizi keşfetmeye yöneltti... keşfettikçe de keşfetmediğimiz bir çok gerçek olduğunu anladık... bence evreni gerçekten anlamak onu tüm yapısıyla keşfetmek olurdu... her şeyi keşfettiğimiz noktada ise fikirsel evrimimiz sona ererdi... bu durumda da bence insan zekası tekrardan evrilerek belki bizim zekamızın algılayabildiği küçük perspektifin dışına çıkar ve bilimsel mantıktan evreni anlayabilecek bambaşka mantıklar türetebilir... aynı bizim bilimsel düşünceyi keşfedişimiz gibi...
    Doğukan Şimşek 31 Ağustos 2016
  • +2
    Feyman , '' bilinmezle yaşayabilirim ama ömrüm boyunca inanacağım bir yanılgıyla asla . '' der . Bilimin temel kuralı budur hep bir arayış içinde olmanı ister sende . Aslına bakarsan insan beyni bunun için harika bir zemindir . Bence , '' Belkide en büyük arayışımız , aradığımız şey ( hakikat ) değilde , ARAYIŞIMIZIN ta kendisidir . '' @gözde
    Kemal ( Bay Hiçkimse ) 31 Ağustos 2016
  • 0
    Çok fazla deneyimi olan ya da kafaya üzerinde düşünmeden sırf merak arzusunu besleyerek zevkini gidermek (bilgi fetişi) için kaydedilen bilgi yığını altında ezilen insanlarda gerçekleşen bir şeydir. Ben bu durumla yarı pragmatist yarı tasavvufi bir yöntem kullanarak başa çıkarım. Pratikte pragmatisimdir, yani karamsarlığa düştüğümde yararı daha fazla olan seçimle hareket ederim, teoride tasavvufçu yaptığım şeylerin sonuçları üzerine düşünmeye devam ederim. Böylece o başa dönen dar tünelde hapis gibi hissetmem kendimi...
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
İSTATİSTİKLER

4.644 soru

27.470 cevap

30.156 kullanıcı

Giriş Yap