• -4

    tanrı bir enerji olabilir mi?

    Beyzanur Kilic 07 Haziran 2016
  • -1
    olduğunu düşünmüyorum. çünkü tanrı kavramındaki çoğu anlama uymuyor.
    zeynep gül aytaş 07 Haziran 2016
  • 0
    Tanri diye adlandırgımız yapı aslında mekke varolan 300 puttan en güçlüsü olan Ay-İlah (olması lazım) diye geçer bir karısı ve 3 çocugu vardır bunu eski yazıtlarda görebilirz bu ay tanrı gelip geçip Allah,Tanrı olmuştur...
    Kaan Kahraman 07 Haziran 2016
  • -2
    Tanri diye adlandırgımız yapı aslında mekke varolan 300 puttan en güçlüsü olan Ay-İlah (olması lazım) diye geçer bir karısı ve 3 çocugu vardır bunu eski yazıtlarda görebilirz bu ay tanrı gelip geçip Allah,Tanrı olmuştur...
    Kaan Kahraman 07 Haziran 2016
  • -3
    Sırf Tanrı isminin nerden geldiğini bil diye yazıyorum
    Kaan Kahraman 07 Haziran 2016
  • 0
    Tanrı ve enerji?
    Devrimci Hareket 08 Haziran 2016
  • -1
    tanri cihaddır allahu akbar
    Tolga Gümüş 14 Haziran 2016
  • +6
    @Kaan, İyi de "Tengri" kelimesinden türemiş bir kelime olan, "Tanrı" ya yanlış köken biçiyorsunuz gibi duruyor.
    Tengri (Tanrı) kelimesi; doğa ruhlarını da ifade etmez, onlar hep, O'nun farklı bir sıfatının kişileştirilmesinden kaynaklanmış bir yanılsama olmuştur genelde.
    Arapça'sı olan Allah (C.C.) ise " El İlâh"tan türetilmiştir (İlahların ilahı) diye biliyorum...

    @Beyzanur, Soruya gelince, eğer öyle ise ki, olmaması için hiç bir neden yok, her şey ondan bir parça olur o zaman.

    Bizler (insanoğlu) Tanrı'yı kavramsallaştırmak ve anlamak için bir çok sıfat yakıştırmışız. Üstelik rüşvet olarak adak ve dualarla, arzularımızı gerçekleştirmesini de dilemişiz. (Ya da bir kaç kelimeyi binlerce defa tekrar edip, tespihleyip şefaat uman cahil salaklarız) Oysa bunların hiç birine ihtiyacı olmaya, zaten (o'ndan alıp) vermeye (o'na) çalıştığımız her şeye sahip olan bir varlık.

    Enerji'nin maddede dahil olmak üzere her şeyin varlığında olduğunu ve oluşturduğunu düşünürsek, bence sorunuz çok mantıklı.
  • 0
    @zeynep neden uymuyor olsun ki? enerji vardan yok yoktan var edilemezdir. tanrı için de aynı görüş geçerli. tanrı için yine doğurmamış ve doğrulmamıştır diyoruz. enerjiyi bir döngü olarak düşünürsek ne sonu vardır ne de başlangıcı.
    Beyzanur Kilic 08 Haziran 2016
  • 0
    Enerji olsa hissedilebilirdi. Bir şekilde görünür yada hissedilir olurdu.
    Özkan Taşlı 08 Haziran 2016
  • +1
    Tanrı derken tüm varlığın mutlak sebebini kastediyorsak, O'nun için enerji olduğunu söylemek basit olur bence. Sonuçta enerjinin de bir varlık sebebi olmalı.
    Osman Duran 08 Haziran 2016
  • +2
    Tanri kavramini bilinen fizik kurallari icinde arastirmak en basta tanri kavramina karsi gelir.
    melih ergin 09 Haziran 2016
  • -1
    Tanrıdan kastınız Evrenin yaratıcısı ise olamaz. bu durum Kur'anda İhlas suresindeki niteliklerine uymaz. Çünkü enerjinin var olduğu ve olmadığı bir durum vardır. Onun var olmadığı bir durum olmadığına göre O Enerji değildir. Enerjinin sınırları vardır. Halbuki yaratıcının yoktur. Dönüşmez, değişmez, bir şeyin içine girmez, bir şey onun içine giremez, parçası yoktur.
    Bu durumda onu bildiğiniz hiç bir şeye benzetemezsiniz. Ayrıca Enerji yok olur, o olmaz.
    Fiziğin bugün enrji yoktan var olmaz, var iken yok olmaz dediğine bakmayın. O bilgi nasılsa değişecek bir gün .
    Murat ÇAĞLIYAN 09 Haziran 2016
  • +1
    bilinen fizik kuralları tanrı sayesinde var ve enerji sadece bir sonuç
    zeynep gül aytaş 09 Haziran 2016
  • 0
    Bu biraz garip bir soru...İnananlara göre enerjiyi zaten Tanrı yaratmıştır.Ateistlere göre zaten tanrı diye bir kavram yoktur.. ?
    birisi 09 Haziran 2016
  • -1
    bu dünya tanrı ile olan bağlantımızı keşfetmeye yönelik tasarlanmıştır. oldukça zaman alıcı ancak bir o kadar da bizlerin bu süreci kabullendiği bir deneyim. zaten bizde var olan ancak tüm insanlığın ortak bilinciyle aydınlancak olan sezgisel kavramları dünyanın mantığıyla açıklamak gerçekten de çok güç. hissedilir mi? evet hissedilir. yaratıcıyı hissetmek için önce buna niyet etmek ve tüm kalbinle istemen gerek. uykularını kaçıracak kadar hem de...
    Selen Berber 10 Haziran 2016
  • -1
    Evren yoktan var olduysa yok denilen yerde ve zamanda enerji mi vardıda Allah enerji olsun
    Bahadır Akansoy 10 Haziran 2016
  • +1
    Enerji ile armut çöpü arasında yaratılma ilkeleri açısından bir fark yok bu yüzden tanrı enerji olabilir mi gibisinden abuk bir soru ve böyle abuk bir soruya benzer abuklukta cevaplar için bu kadar cahil olmak gerekiyor anlaşılan.
    Ya tanrı yoktur sebebi de şudur dersin ya da tanrı vardır ve varsa hiç birşeyle de kıyaslayamazsın, benzetemezsin, vs vs vs. Bunun birinin imkanı olduğu takdirde bahsettiğin tanrı değildir.
    Ha bu arada bu tip sorulara cevap arıyorsanız kadim filozoflara gideceksiniz, adet olduğu üzere Aristo, Platon'dan itibaren herkes size tanrının neden var olduğunu ve neden benzersizliğe sahip olmak zorunda olduğunu anlatır. Az doğuya gelirseniz orada da Farabi ve İbn-i Sina ile başlayın.
    Ayetler tamam inanan için ispattır ama bilgiye dayalı ispata da ihtiyaç vardır, iman herşeyi çözse imanı emreden İslam peygamberi, ilim Çin'de de olsa gidin alınız demezdi.
    Hasan Dağıstanlı 10 Haziran 2016
  • 0
    ALlah'in Evrende Kudretinin ve Guclerinin (Esma) aciga cikisi Enerjiyledir. Ama Sonsuz, Sinirsiz, zaman ve Meknsallaiktan dahi Beri olan, bunlarla bile kayitlanamayana Allah'a enerjidir demek O'nu kayitlamak olur ki...Eksik olur...
    Evrensel Sirlar 10 Haziran 2016
  • -1
    Allah'in Evren'de Kudret ve Guclerinin, kendisindeki manalarin (Esmalarinin) aciga cikis sistemi Enerjiyle olmaktadir. Evren Sonsuz Sinirsiz bir Frekans okyanusudur. Ama Sonsuz Sinirsiz, zamanla ve mekansallikla Kayitlanamayacak Allah'a Enerjidir der isek, eksik ve yanlis olur....
    Evrensel Sirlar 10 Haziran 2016
  • -1
    Tasavvuf-kuantum-bilim ilsikilerini merak edenlere onrebilecegim guzel bir kaynak
    Evrensel Sirlar 10 Haziran 2016
  • -1
    Tasavvuf-kuantum-bilim ilsikilerini merak edenlere onrebilecegim guzel bir kaynak: www.okyanusum.com
    Evrensel Sirlar 10 Haziran 2016
  • -1
    Tasavvuf-kuantum-bilim ilsikilerini merak edenlere onrebilecegim guzel bir kaynak: www.okyanusum.com
    Evrensel Sirlar 10 Haziran 2016
  • -2
    Tasavvuf-kuantum-bilim ilsikilerini merak edenlere onerebilecegim guzel bir kaynak: www.okyanusum.com
    Evrensel Sirlar 10 Haziran 2016
  • +1
    Hazreti Muhammed (aleyhisselâm)’a “ALLÂH nedir?” diye soranlara cevap bizzat “ALLÂH” tarafından veriliyor Kur’ân-ı Kerîm’de, “İHLÂS” Sûresi’nde:

    “De ki, O ALLÂH AHAD’dır; ALLÂH SAMED’dir; LEM YELİD ve LEM YÛLED’dir; ve LEM YEKÛN LE HÛ KÜFUVEN, AHAD’dır!”

    “Hz. MUHAMMED’İN açıkladığı ALLÂH”ın ne olduğunu açıklayan bu sûrede öncelikle, kelimelerin geniş mânâsı üzerinde duralım… Ve sonra da bu mânâların getirmekte olduğu sonuçlar üzerinde düşünmeye başlayalım…

    “ALLÂH AHAD”dır… Yani, sınırsız, sonsuz, cüzlere ve zerrelere bölünmesi söz konusu olmayan TEK’dir.

    Şimdi bu ifadeyi anlamaya çalışalım:

    Şu Dünya üzerinde normal şartlarda yaşayan her insan, algıladığı mevcudatı beş duyu ile değerlendirir. Bu yüzden de bütün insanlar arasında ölçü taşı, beş duyudur!.. Bunun sonucu olarak en-boy-derinlik ölçüleri ile kabul ettiğimiz bir evrende yaşadığımızı düşünürüz…

    Bu yüzden de genelde, kafamızdaki “TANRI” her ne kadar “her yerde mevcut” ise de; fiiliyatta, belli boyutları ve mekânı olan bir “TANRI”dır!

    Oysa…

    Bize tarif edilen “ALLÂH”; bölünmesi parçalanması, cüzlere ayrılması mümkün olmayan, “BİKÜLLİ ŞEY’İN MUHİYT” yani “Şeyin kendisi olarak şeyi ihâta eden”, sonsuz, sınırsızdır!..

    Burada çok önemli bir hususu daha açıklığa kavuşturmak isterim…

    Esasen bu konuyu da daha geniş boyutlarıyla “Hz. MUHAMMED NEYİ OKUDU” isimli kitabımızda izah ettiğimiz için, burada özetle vurgulamak istiyorum…

    Türkiye’deki en mükemmel tefsir olan, Diyanet’in bastırtmış olduğu, Elmalı Hamdi Yazır’ın hazırladığı, “HAK DİNİ KUR’ÂN DİLİ” isimli 9 ciltlik eserin 1. cilt 42 ve 43. sayfalarında “B” harfinin mânâsıyla ilgili olarak özetle şu bilgi vardır:

    “Eazımı müfessirin diyorlar ki. ‘BA’nın buradaki mânâyı ilsakı, ya MÜLÂSEBET ve MUSAHEBET veya istianedir… Bu tevile göre (“B” ile başlayan) besmelenin meâli “ALLÂH’ı Rahmânı Rahiym namına” demek oluyor ki; bu da “B”de MÜLÂBESE mânâsına râcidir. Bunun hâsılı, bir niyâbet itirafıdır. Bir işe başlarken , “filan namına” demek, “ben bunu ona izafeten, ona hilâfeten, onu temsilen, ONUN BİR ALETİ olarak yapıyorum; bu iş hakikatte benim veya başkasının değil ancak onundur” demek olur. Bu da vahdet-i vücud mülâhazasına râci bir fenâfillâh hâlidir.”
    Bu konuda son devir çelebilerinden değerli mutasavvıf Ahmed Avni Konuk da Fusûs şerhinde (Marmara Üniversitesi İlâhiyat Fak. Yay. Cilt 2 Sayfa 191), “B” harfiyle alâkalı olarak kısaca şöyle der:
    “Bİ İBADİHİ’ deki “Ba” mülâbese içindir… Demek ki, ALLÂH Zü’l-Celâl ibadının kisve-i taayyününe bürünüp zâhir olmuştur”!..

    “B” harfinin sırrını açıklayan, bu mânâyı kavrayabildiysek eğer...

    Şimdi bu tanımlamayı iyi düşünelim…

    Cüzlere, zerrelere bölünüp parçalanması mümkün olmayan “AHAD”, ya sonlu sınırlı bir “Bir”dir; ki bu takdirde evrenin herhangi bir yerinde oturmaktadır(!); ya da sonsuz, sınırsız, cüzlere ayrılmaz TEK’tir ki, bu takdirde de ancak ve sadece, tekrar ediyorum ancak ve sadece “KENDİSİ” mevcuttur!

    “AHAD” olan “ALLÂH” ismiyle işaret edilen dışında ve yanı sıra herhangi bir varlığın mevcudiyetini ileri sürmek önce akıl ve mantığa, sonra da izan ve insafa sığmaz!

    Düşünelim…
    Şayet “ALLÂH İsmiyle İşaret Edilen”den ayrı, “ALLÂH”ın dışında bir varlık var ise… Bu varlık ile “ALLÂH” arasındaki sınır nerededir?.. Bu sınırı nerede çizeceksiniz?..
    Ya var olan, mevcut, sınırsız-sonsuz TEK’tir, ikinci bir varlık yoktur!..
    Ya da sınırlı sonlu, evrenin içinde bir yerde veya evrenin dışında MEKÂNI OLAN bir TANRI mevcuttur(!)?..
    Burada idrak edilmesi en önemli olan şey, “SINIRSIZLIK-SONSUZLUK” kavramıdır.
    Şimdi bu “sınırsızlık-sonsuzluk” kavramını en-boy derinlik olarak değil, boyutsal olarak kavramaya çalışalım… (Ahmed Hulusi “İHLÂS SÛRESİ”NİN AÇIKLAMASI)]

    2-) Allâhus Samed;

    “Allâh SAMED’dir (Som, kendisine bir şey eklenmesi, genişlemesi ya da kendisinden bir şey açığa çıkması söz konusu olmayan);” (A.Hulusi)

    2 – Allah, o eksiksiz sameddir. (Elmalı)

    Allâhus Samed; Allah ikinci defa gelmiş bu cümlede, Ehad ile Samed in ikisinin de ayrı ayrı manalara delalet ettiğini gösterir Allah’ın 2. kez gelmesi. Yoksa Kul HUvAllâhu Ehad, ves Samed gelebilirdi. VeHüves Samed gelebilirdi, Ama Allâhus Samed gelmiş. İkinci defa gelmesi ikisinin de ayrı ayrı anlam alanına delalet eder.

    Es Samed; Ben bunu hiçbir dile tercüme edilemeyeceği kanaatindeyim Es Samed’in. Onun için mealimde de Türkçe’ye çevirirken çevirmedim Allah Samed dir dedim ondan sonra altına kocaman bir dip not düştüm. O kadar çok manası var ki; Her şey kendisine muhtaç olan, kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan. Dahası; İlk sebep ve son gaye olan, dahası eksilmeyen ve artmayan, dahası evrenin mutlak sahibi olan ve kendisine sahip olunamayan. Yani dahası mutlak ve mükemmel olan tek varlık.

    Samd; som kayaya, yek blok kayaya denir. Monoblok, tek parça kayaya. Kocaman böyle yekpare bir kaya. Hiçbir şey ondan hiçbir şey, rüzgâr, yağmur aşındıramaz, öyle bir kaya. Aslında savm; İştikak-ı ekbere göre 2 harfi bu kökten Sa me de. Sad ve mim iki harf bu kökten. İştikak-ı ekber de savm bu alana girer. Niçin savm denmiş? Boğazı kapalı olduğu için. Summun; kulağı kapalı olup işitmeyene denir, kulağı kapalı olmaktır. Samt ağzı kapalı olana denilir. Yani söz söyleyemeyen, konuşamayan, otistik. Samid; Altın ve gümüşe denir.

    Bütün bunları niye saydım? Allah; hiçbir şey içine girmez, hiçbir şey çıkmaz. Bu tevhidin bir parçasıdır. İşte falanın içine tanrı girdi veya falan tanrının içine girdi. Falan tanrının bir parçasıdır. Feşmekan tanrıdan bir parçadır, falan tanrının oğludur (Haşa) falan tanrının anasıdır (haşa). Bütün bu şirk türlerinin hepsini reddetmek için Samed kullanılır. O’ndan hiçbir şey çıkmaz, O’na hiçbir şey girmez. Onun için bu gibi iddialar küfürdür, şirktir.

    Pantezim ve panteizme benzer her tür düşünce, vahded-i vücudun panteizm şeklinde yorumlanışının her türü şirktir. Allah’ın Samed ismine aykırıdır. Hiçbir şey girmez, hiçbir şey çıkmaz. Onun için O Hâlık’tır, O’ndan gerisi mahlûktur. Mahlûku Hâlık, Hâlık ı mahlûk görmek küfürdür. Hâlık Hâlıktır, mahlûk mahlûktur. Hâlık yaratandır, mahlûk yaratılandır. Hâlık kendisine kul olunandır, mahlûk ise O’na kul olmaktan başka görevi olmayandır. Mahlûka düşen O’na kul olmaktır. Allâhus Samed budur.

    3-) Lem yelid ve lem yûled;

    “Doğurmamış ve doğurulmamıştır; (kendisinden varolmuş meydana gelmiş ikinci bir yapı yoktur ve kendisini var eden de yoktur)” (A.Hulusi)

    3 – Doğurmadı ve doğurulmadı. (Elmalı)

    Lem yelid ve lem yûled O doğurmamış ve doğurulmamıştır. Yani zımnen aslında Hıristiyanların şirkini, Yahudilerin Üzeyr üzerinden şirkini, uzak doğu dinlerinin kirişna, vişnu ve Brahma dan oluşan teslisini, eski Mısır’ın isis, osiris ve horus üçlemesini ve Zerdüştizmin ahuramazda ve Ehrimen. İyilik ve kötülük tanrısı tesniyesini ve daha burada sayamadığım tüm dünya da ki inanç sistemlerinin tevhide aykırı tüm boyutlarını reddeder bu ayet, bu cümle. Lem yelid ve lem yûled O doğurmadı, doğurulmadı. Baba ve anne olmadı. Ne baba oldu, ne anne oldu, ne evlat oldu (haşa) hiçbiri olmadı. Tüm tesnisleri ve tesniyeleri reddeden bir tevhid ilkesidir bu ayet.

    4-) Ve lem yekün leHÛ küfüven ehad;

    “O’na hiçbir küfuv (denk) olmadı! (hiçbir düşünülen O’na denk özellikler açığa çıkaramaz.)” (A.Hulusi)

    4 – Ona bir küfüv de olmadı. (Elmalı)

    Ve lem yekün leHÛ küfüven ehad ve hiçbir şey O’na asla denk ve benzer olmadı. Aslında bu ayeti en güzel tefsir eden Kur’an ayeti leyse kemisliHİ şeyun. (Şûrâ/11) hiçbir şey O’nun eşi benzeri dengi gibi olmadı ayetidir. Onun için bunu tefsir sadedinde şu cümleyi sarf etmem gerçekten tam yerinde olur. Her ne ki aklına geliyor, o Allah değildir. Çünkü akıl sınırlı kapasitesiyle sınırsız ve sonsuz varlığı kuşatamaz.

    Ziya paşa ne diyordu?

    İdraki meali bu küçük akla gerekmez,

    Zira bu terazi bu kadar sıkleti çekmez.

    Yani Allah’ı zatıyla idrak etmek bu küçük akla gerekmez. Çünkü bu terazi bu kadar ağırlığı çekmez.

    Ne diyordu Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer? 1. mısra ona, 2. mısra Hz. Ömer’e aittir çok ilginç çok muhteşem bir ifade;

    El aczü an derkil idraki, idrakün, O’nu idrak etmekten aciz olduğunu itiraf etmek, O’nu idrak etmektir. Yani Allah’ı idrak etmek Allah’ın idrakten aciz olduğunu bilmektir.

    Vel bahsü an sırri zatillahi işrakün. Hz. Ömer de bunu ekliyor. Hz. Ebu Bekir’in o mısraının arkasına. Allah’ın zatının sırrını araştırmakta şirktir. O’nun zatını hiçbir akıl kavrayamaz.

    Peki nasıl kavrayabiliriz? O’nun sıfatlarını kavrayabiliriz. Sıfatlarından yola çıkarak, varlıktan yola çıkarak onu kavrayabiliriz. Çünkü varlık O’nun sıfatlarının tecellisidir. Varlık O’nu gösteren bir işaret parmağıdır. Varlığa bakarak, parmağa bakarak gösterdiği yeri görürüz. O zaman anlarız ki san’at ortada ise bir sanatkâr var. Ortada fiil varsa bir fail var, ortada eser varsa bir müessir vardır. Müessirsiz eser olmaz, failsiz fiil olmaz, sanatkârsız sanat olmaz. O zaman anlarız.

    Onun için O niçin görünmez demişler? Cevap vermişler: Zuhurunun şiddetinden, varlığının şiddetinden göze görünmez. Tıpkı aşırı ışığın gözü kör ettiği gibi demişler. Nasıl izah edersek edelim yine söz tükenir yine zihin tavana vurur, aklın nutku durur, sözlerin nabzı tutulur ve yine biz onu tarif edemeyiz. Çünkü Allah deyip de titremeyen olur mu? Allah hakkında konuşan eğer ne hakkında konuştuğunu biliyorsa titrer, biz de titreriz, titrememiz gerek. Fakat titreyerek yine de konuşuruz. Bize bu cesareti ancak vahiy verebilir.

    Rabbim nebi’nin duasını biz de ediyoruz. Bize seni anlama kabiliyeti bahşet, bize seni tanıma kabiliyeti bahşet. İlahi erinel eşya kenahi. İlahi bize eşyanın hakikatini göster. Ya rabbi sen neye layıksan seni layık olduğun şekilde bilelim, seni neden münezzeh kılmamız gerekiyorsa seni ondan tenzih edelim. Ya rabbi seni bilemeyeceğimizi bilmek seni bilmektir. Zatını bilemeyiz, fakat varlık sana bir atıftır. Ya rabbi bize nasıl bilmemizi istiyorsan kendini öyle bildir, öyle duyur, öyle anlat. Amin..!

    Ve ahiru davahüm enil hamdülillahi rabbil alemiyn

    Çağrımız ve davamız Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd’adır.
    Umeyr Sülü 11 Haziran 2016
  • -1
    Dini yönde bakarsak böyle birşey mümkün değil.Ama bilim tarafından bakarsak neden olmasın?
    Derman Alkan 11 Haziran 2016
  • -2
    Tanrı, insanların zihinlerindeki Simülasyonu sürdüren birer Elektrik sinyalidir...
    Gökhan Hasdemir 12 Haziran 2016
  • +2
    arkadaşlar burası bir bilim sitesi... dini yargılar yapabilmek için uygun bir ortam değil... cevaplarımızı verirken lütfen objektif olalım... rasyonel düşünelim... bu çağdaki şu manzara benim için tam bir utanç kaynağı... diyecek bir şey bulamıyorum... yorumlarınız beni bu siteden soğutuyor açıkçası... yorumumun sizin bu akıldışı inançlarınızı değiştireceğini sanmıyorum lakin burada benim gibi düşünen bir çok kişi var onlara saygı duyalım... önceden burada bilim tartışılırdı... inanç değil... millet uzaya çıkarken biz ortaçağa doğru geriliyoruz...
    Doğukan Şimşek 15 Haziran 2016
  • 0
    Bu soruyu evrenin başlangıcındaki Big Bang sırasında kuarklara kütle kazandıran Higgs Bozonu ile ilgili olduğunu düşünerek evet diyorum..
    Emre Bebek 15 Haziran 2016
  • 0
    Her şey bir enerji ile var olabiliyor ise o enerjinin bir kaynağı olması gerekmez mi ?
    Tolga Uclu 16 Haziran 2016
  • 0
    Her şey bir enerji ile var olabiliyor ise o enerjinin bir kaynağı olması gerekmez mi ? O zaman enerjide onda mevcuttur . Bu görüş kabul edilebilir ve araştırılabilir.
    Tolga Uclu 16 Haziran 2016
  • 0
    Bizim fizik kanunlarımızda ve yaşantımızda enerjinin kaynağı olmalı tabiki ama, sanırım evrende bu işler böyle yürümüyor muhtemelen
    DİNÇ ERDEM 17 Haziran 2016
  • -1
    sorduğun saf bir enerji mi ? yoksa yönetim küdretinin mi enerji olduğunu düşünüyorsun ?
    Yunus Çördük 20 Haziran 2016
  • -1
    1-Kainatın bir yaratıcısı mutlaka vardır.
    celal 20 Haziran 2016
  • 0
    Kainatın bir mimarı mutlaka vardır. Öte yandan din ve fen asla ayrı değil, EN ÖNEMLİSİ; uçuk sorular dinde sorulmaz diyen, cevap vermesini bilmeyen kaçamak yapan din adaların öğretileridir. Kur'an da ve peygamber hadislerinde sorgulamaktan ve ilmi öğrenmekten çekinmeyin denmiştir. Günlerce odasında problemleri çözmeye çalışan Einstein sonunda tandrı asla zar atmaz demiştir. Şüphesiz olasılık soruları çözen biri bir kaç farklı renkli bilyelerileri bile tesadüfen farklı torbalara ve aynı renkleri koyması pek olası değil.. Buna göre; Kur'an da tanrı kendisinden bir parça alarak insanı yarattı, şuan bizde tek çözülemeyen ruh oldu.. Öyleyse kendimzi çözersek olay çözülür zaten, Yaratıcı bir enerji olabilir mi? Olabilir.. Peki Ruhsal olabilir mi? Olabilir.. Daha pek çok şey denilebilir. Ama önce insan kendini bence tanıyabilmeli, fizik bu gün tanrının varlığını araştırmıyor hiç araştırmadı.. CERN de de tanrı parçacığı denilerek araştırma yapılması tam bir fiyasko.. Mali ve politik bir disiplin sonucunda yapılan bu deneyle, pek çok çevrede olumsuz algılandı ve sonunda higgs boson (Higs Bozunu) adını aldı. Sonuç mu; 2011 den buna elle tutulur bir veri açıklanmadı.. Oysa ki 2012 de önemli veriler açıklanacaktı.. Kısacası matematiğe dayalı sistematik bir bilim dalıdır. O bulguları kesin ve matematiğe bağlıdır. Bu tür konular sadece felsefede yer alır. Fizik; madde ve enerjinin matematiksel ifadesidir denilebilir. Ki Fizik islam ülkelerinde hala tanrıyı arayan veya yok olduğunu idda eden bir ön görüymüş gibi alılanıyor ve sonucunda ise bilimsel alanda gerilemektedirler.. Lütfen artık tanrını, ruhun veya dinin bir fizik konusu olmadığını artık anlayalım ve bu konuları felse üzerinde tartışalım.. Matematik de bu konular yoksa Fizik te de yoktur. Fizik Galileo dan sonra felseden ayrıldı... Ama islam ülkelerinde bir türlü ayrılmadı...
    celal 20 Haziran 2016
  • 0
    enerji nesneleri hareket ettiren veya değiştiren canlandırıcı bir kuvvettir aslında enerjiyi tanımlamak zordur günümüz fizikçileri bile enerjinin özünde ne olduğunu bilmez.enerji maddenin ve uzayın bir özelliğidir bu yüzden benim düşüncem tanrı enerji değildir.
    esra içaçan 20 Haziran 2016
  • 0
    Bir sureti olmayan bir eşi olmayan bir benzeri olmayan sonsuz kudretli ve ucu bucağı olmayan yere göğe sığmaz bir şekli şemali veya dünya üzerinde benzeri olabilecek bir formu olmadığı yazılmış ve en güzel şey veya benzerleri ifadeler şeklinde yazılmıştır kuranda Evrende öyle değilmi Tanrı evrendir benzetmesi yapılmıştır mantıkende yakın bir benzetme Hepimiz yıldız tozundan oluşmuşsak bilime göre . Fakat inancıma göre bunu söylemek doğru değil . sanırım bunu asla bilemiycez
    James Summer Grey 22 Haziran 2016
  • -2
    bir enerjinin bu kadar mükemmel bir evreni taratması mümkün değil bunu ancak enerjiyi de yaratan birisinin yapmış olması lazım yani allah ın bizim şu anda nefes almamız bile güneş sisteminde dünyanın yörüngede kalması ile ilgili eğer dünya yörüngeden bir milim dahi oynarsa biz nefes alamayız peki bunu yapmak için inanılmaz bir kudret gerkmiyor mu bunu sadece bir enerjimi yapabilir yoksa allah mı enerjiyide var eden allahtır
    miray yıldız 23 Haziran 2016
  • -3
    İnsanın evreni ve kendini anlamlandırması sırasında ortaya çıkan bir kavramdan daha öteye gidemeyecektir. Varlığı ya da yokluğu hiçbir şeyi değiştirmeyecektir aynı zamanda. Tanrıya atfedilen tüm vasıflar insanın düşünce yapısı ürünüdür. Bir tanrı varsa dahi bu alkol içmenizi, domuz eti yemenizi yasaklayacak ya da peygamberler falan gönderip size müdahale edecek kadar "insanvari" bir doğaya sahip olmayacaktır. Muazzam güç ve kudrete, sınırsız bilgiye sahip bir yaratıcının bir kadının saçının görünmemesini istemesi kadar anlamsız ve aptalca bir şey olamaz, olmayacaktırda.
    Vide supra 01 Temmuz 2016
  • +1
    Sevgili Beyzanur Kilic ''Bu sorunu cevabı aslında oldukça basittir'' ;Ve cevabı kendinde araman daha mantıklı olabilir.Başta sorduğun kelime ''TANRI'' bunun kelime anlamının ötesinde elle tutulur bir şey olup olmadığına bakmak gerekir.Yani sorunun cevabı başka bir soru olan ''TANRI NEDİR?''dir. Kanımca...Saygılarımla.
    sky moon 03 Temmuz 2016
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Giriş Yap