• 0

    evrenin artan hızla genişlediğine dair gözlemler gözlemlenen noktalarda zamanın akış hızındaki farklılıktan olabilir mi? aslında evren sabit hızda genişliyor olabilir mi.

    Meerkat The Bandit 18 Mart 2016
  • 0
    :-) Yazacaktım ama araya iş girdi. Geç kaldım. Necmi bey'in verdiği bilgi bilimsel çevrelerde genel olarak karşımıza çıkan ve kabul gören görüşte.


    Ancak bu konuda düşünce farklılıklarımız var. Fen bilimlerinde sadece "ilgili bir okuyucu" sıfatıyla yazıyorum.

    Evet, evrendeki diğer gökadalarını, yıldızları gözlemlediğimizde bizden uzaklaştıkları, (gelen ışığın kırmızıya kaymasından) kesinleşmiş.
    Bu uzaklaşmanın artan bir ivme ile olduğuda çok sık karşıma çıkıyor. Verinin doğruluğunu bilemiyorum.
    Mevcut durumda; 74.2 ±3.6 kilometre/saniye/megaparsek. (1 megaparsek yaklaşık 3 milyon ışık yılı mesafesi) oranlı olarak bir genişleme var.
    Farklı düşünmemim sebebi, durumu evreni içinden ve bir noktadan gözlemliyor olmamız.
    Her şey göreli olabilir. Üstelik evrenin gerçek fiziksel-3 boyutlu şeklini de bilmiyoruz.

    Sözgelimi küresel ya da (benim daha makul bulduğum) torusvari bir yapısı var ise; böyle bir sistemin genişlemesi durumunda; bu sistem içindeki herhangi bir koordinat noktasındaki nesne için, diğerlerinin uzaklaşma şekli de benzer olacaktır.
    İçinde bulundukları evren sabit bir oranla genişlerken bile, nesnelerin birbirinden artan hızla uzaklaştığını görecektir.
    Tabii bu büyüklük ile alakalı bir durum. Bu konuyu en güzel bir matematikçi çözer.
    (Alacak bir torusu genişletecek ve iki koordinat arasındaki uzaklaşma oranı ile torusun genişleme oranını kıyaslayacak.- Evrenin minimum 14.7 milyar ışık yılı genişliğinde olduğunu tahminen 90 milyar ışık yıllarına çıktığını biliyoruz. Bu aralardaki değerlere oranlayacak)

    Sonuç olarak; Evrenin genişleme hızını bilemem (çünkü nesnelerin bizden uzaklaşma hızı bile bizim konumumuza göre, gerçek hız ancak evrenin büyüklüğü netleştiği zaman belli olur) ama "sabit oranlı" olarak genişlediğini düşünüyorum.
  • 0
    Bunun zaman kavramı ile alakalı olabileceği iddialarında bulunulduğuna dair bir yazı okumuştum internette ama sanırım pek ciddiye alınmadı. Evrenin genişleme hızının gittikçe artması şu an da bütün bilim dünyasında kabul görmüş bir sonuç ve gözlemi yapan bilim adamları bu keşif sonrasında Nobel ödülü aldılar.
    Mehmet Ali 18 Mart 2016
  • 0
    Evreni oluşturan yüzmilyarlarca galaksi ve herbirini oluşturan yüzmilyarlarca yıldız bir ivmeyle birbirlerinden uzaklaşmakta ve evren daha da genişlemekte. Yıldızları birbirinden artan bir hızla uzaklaştıran bir enerjinin olduğunu saptayan bilimadamları bu devamlı var olan gücü "kara enerji" diye adlandırıyorlar. "Kara" diye tabir ediliyor çünkü tam olarak ortaya koymak imkansız. Aynı zamanda bir "enerji", çünkü madde olarak tanımlanamıyor.
    Yapılan "mikro dalga fon" ölçümleri uzayın yassı şekilde olduğunu gösterdi. Ancak bu veriler uzaydaki madde miktarı ölçümleri ile uyuşmamakta.Yani uzayın yassı olması için gerekli olan madde uzayda mevcut değil. Gerekli olanın sadece üçte biri var. Weinberg ve diğer bilim adamları, madde oranı ve mikrodalga bulguları arasındaki uyumsuzluğu, bilinmeyen itici bir kuvvetin varlığı ile açıklayabileceklerini düşünüyorlardı. İşte bu kuvvete kara enerji adını verdiler. Bu yeni bulguyu Nobel ödüllü fizikçi Steven Weinberg "astronominin en temel keşfi" olarak adlandırıyor. Bu devamlı güç, evrenin artan bir hızla genişlemesine sebep olan ivmeyi sağlıyor.Ancak bazı bilimciler bizden uzak yıldız guruplarının,bizden daha hızlı uzaklaşmakta olduğu sonucunu bulmuşlardır.Bizden uzaktaki galaksilerin bize yakın olanlara göre,daha hızlı uzaklasmaları evren'in uzak sınırlarında zamanın farklı aktığı ile ilgili ise, sorunuzdaki gibi bir durum söz konusu olabilir.bilemiyorum :(
    Fizikist 18 Mart 2016
  • 0
    aslında zaman akışındaki farklılıktan kast ettiğim gün
    Meerkat The Bandit 18 Mart 2016
  • 0
    aslında zaman akışındaki farklılıktan kast ettiğim günümzdeki evrendeki zaman ile gözlem yaptığımız milyarlarca önceki süpernovaların olduğu evrenin faklı karakterde oluşu olduğudur. geçmişte evrendeki zaman yoğunluktan dolayı farklı haraket ediyor olabilirdi bu da zamanla değişim gösterek bize gelen ışıkta farka yol açabilir tıpkı karadeliklerin olay ufukna yakın bir nesenden bize yansıaycak ışındaki tayf kayması gibiç
    Meerkat The Bandit 18 Mart 2016
  • 0
    evrenin uzak noktalarına 80-90 yıl önce bakıyoruz ve diyoruz ki bize oradan gelen ışınımlarda kırmızıya kayma var öyleyse evren genişliyor burada sorun yok. günümzde yine bu gözlemleri yapıyoruz ve bu kırmızıya kayma daha fazla olduğunu görüyoruz ve diyoruz ki evren artan hızda genişliyor. burada durulması gereken nokta evrenin o noktasından elde ettiğimiz bulgu aslında milyarlarca yıl öncesine ait ve o geçmişte bu geçen 80-90 yıl aslında bizim 100-110 yılımıza eşit olabilir ve zamandaki bu fark bize ışığının kırmızıya kayması şeklinde gelebilir mi. tıpkı karadeliğin olay ufkuna yakın bir nesneden bize gelecek olan ışıktaki tayf kayması gibi. sonuçta evren milyarlarca yıl önce daha farklı yoğunluktaydı belki zamanın hızı da bu yoğunluk farkından evrenin yaşı ile değişiyor ve bizim evrenin dışında referans alabileceğimiz bir yer olmadığı için fark etmiyoruz.
    Meerkat The Bandit 19 Mart 2016
  • 0
    Zaman kim ne derse desin( bütün teorileri biliyorum oyuzden bu konuda bilgiçlik taşlanması istemiyorum). Termodinamiği ait bir olgudur.zaman oku bknz bu yüzden zamanın hızı kütleçekim ve kuantum kura.inin ancak ve ancak termodinamik yasaları altında birleşeceğine inancım tamdır. Bu arada kütleçekimsel sabit 1 küçük olması sebebiyle evrenin düz yapıda olduğu vetorus yada karşılamadığı kanıtlanmış durumda ayrıca evrenin sonu bir crunch sona erecek.kara enerji yoğunluğu yuzundenefenim. Ayrıca evrenin genişlemesi tip1 a supernovalarki kozmologlar bu süpernovalar uzaklık referans birimi olarak kullanır bu yüzden gözlemciye gore evren artan hızda genişlemiyor sanısı oldukça bilimsel gerçekler den uzak bir yaklaşımdır. Çünkü biz mutlak referans noktaları gözlemleyerek artan evren genişlemesi sonucuna ulaşıldı.ek bilgi olarak,kara enerjinin ilk olarak bigbangden 5 milyar yıl sonra bu büyümeye katkı sağladığı dusunulmektedir
    hakki bulur 19 Mart 2016
  • 0
    necim bey açıklamanız için teşekkür ederim. dediğiniz gibi yapılan ölçümleri tam anlamayınca biraz şüphe duyulabiliyor. buradan hareketle aklıma iki soru daha geliyor. bildiğimiz kadarıyla bizim galaksimiz ile andromeda galaksileri birbirlerine yakın olduklarından karaenerji kütleçekimine yenik düşüyor ve birbirlerini çekiyorlar. peki bu karaenerji ne kadar güçte ve iki nesne arasındaki ne kadar uzaklıktan sonra kütleçekimini yenebiliyor bunun hesaplaması yapılabiliyor mu. ve ikinci olarak yine zaman konusunda bir sorum var.zaman akışındaki ileri doğru hareket aynı hızda geri doğru hareket şeklinde fizik denklemlerine uygulanırsa bu denklemleri bozar mı. yani zamanı denklemlere +1 yerine -1 yazarsak denklemler bozulur mu.
    Meerkat The Bandit 19 Mart 2016
  • 0
    Necmi bey, zaman okunun neden böyle olduğu konusunda tatminkar bir model yok. Ancak denklemlerde zamansal simetri var, yani zaman oku tersine dönse, sorun olmuyor. CPT simetrisi var dediğiniz gibi, ama istisnai bir parçacık bozunması var diye hatırlıyorum. İstisna kuralı bozuyor sonuçta.
    Hakkı bey'e katılıyorum, termodinamiğin ikinci yasası zamanın yönünü belirliyor ve evrenin sonunu tarif ediyor. Buna rağmen sıçrama yapar, büzüşür tekrar patlar vs iddia eden teoriler neye dayanıyor anlamıyorum.
    "Zaman evrenin farklı yerlerinde farklı akmaz" derken sanırım, genel geometriyi kastediyorsunuz. Söz ettiğiniz, uzayda bükülmenin neden olduğu zaman etkilerinden farklı olsa gerek.
    Bu arada bu konuları en rahat ele almanın yollarından biri Minkowski diagramlarını kullanmak. Başka bir kaynak yoksa Paul J. Nahin'in "Zaman Makineleri" kitabını öneririm. Özellikle teknik notlar kısmı (140 sayfa kadar) çok detaya girmeden okunmaya değer.
    Atila 19 Mart 2016
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Giriş Yap