• -2

    Akışkan dinamiği hakkında bir sorum var...

  • 0
    Homojen ve yüksek akışkan bir ortamda, akışkan ortama düzenli dalgalandırılarak titreştiriliyor. (çok büyük bir teneke kabın içinde su olduğunu ve tenekeye vurularak dalgalandırılması gibi...)
    a) Akışkan içinde bir basınç (genel) oluşur mu?
    b) Dalgaların yayılımı özdeş mi olur, yoksa bazı bölgelerde üst üste gelmelerle (süper pozisyon) enerji dağılımında farklılıklar olur mu?
    c) Eğer akışkan içinde yüzen nesneler varsa, yakın olanların birbirine yaklaşacağını biliyorum. Ancak aralarında mesafe olanların durumu nedir? Basınç onları yakınlaştırır mı, daha da ayırır mı?
    d) Soruya?sorulara uygun bir kaynak (vikipedia ya da arama motorları ile çıkan bilgi kirliliği haricinde, genelde onlara baktım. Daha net bir bilgiye ihtiyacım var) önerebilir misiniz?
    Teşekkür ederim.
  • 0
    Homojen ve yüksek akışkan bir ortamda, akışkan ortama düzenli dalgalandırılarak titreştiriliyor. (çok büyük bir teneke kabın içinde su olduğunu ve tenekeye vurularak dalgalandırılması gibi...)
    a) Akışkan içinde bir basınç (genel) oluşur mu?
    b) Dalgaların yayılımı özdeş mi olur, yoksa bazı bölgelerde üst üste gelmelerle (süper pozisyon) enerji dağılımında farklılıklar olur mu?
    c) Eğer akışkan içinde yüzen nesneler varsa, yakın olanların birbirine yaklaşacağını biliyorum. Ancak aralarında mesafe olanların durumu nedir? Basınç onları yakınlaştırır mı, daha da ayırır mı?
    d)Eğer mümkün ise Soruya/sorulara sadece cevap verin. Link önermeyin. Bende de internet var.

  • 0
    Ulaştığım sonuçlar aşağıdaki gibidir. Kendi bakışımla anlatıyorum. teknik olmadığı için, herkes anlar. Eksik veya yanlış yerleri düzeltiniz.

    a) Akışkan içinde basınç oluşuyor. Akışkan parçacıkları dalgaların enerjisi ile titreşiyor ve genişlemeye çalışıyor. Eğer ortam müsait ise genişliyor. Değil ise olduğu yerde titreşiyor. Bu da basınç oluşumuna neden oluyor.

    b) Başlangıçta dalgalar özdeş olsa da yansıma ile kimi noktalarda odaklama, kimi noktalarda dağılma olabiliyor. ( Ses dalgaları ile yapılan çalışmalara göre) Yani bölgeler arasında enerji yoğunluğunda hafifi farklılıklar oluşuyor.
    b-devam) Kanımca, enerji yoğunluğu farklılığından kaynaklanan ve dengelemeye yönelik akışkan içi hareketlerde bu şekilde başlıyor.

    c) Nesnelerin birbirine yaklaşması da uzaklaşması da oluyor. Bu akışkanın vizkozitesi- akışkanlığı ve parçacıklar arasındaki kritik mesafe ile alakalıymış.
    Kritik mesafe altı parçacıklar yaklaşırken, mesafe üstü parçacıklar birbirinden uzaklaşıyormuş.

    d) Bu yorumumum kaynağı: http://dicdot16.ingchim.unina.it/wordpress/?page_id=243
    Ayrıca dalgalarla nesneleri akışkanlar iinde, itme, çekme ve tutma ile ilgili linkte ilginç: http://www.genewsroom.com/press-releases/physicists-manipulate-waves-make-tractor-beam-scientists-277494

  • 0
    :-) :-) :-) Öncelikle MERHABA !
    Kabı kapalı olarak ele aldım. Aslında merakımın kaynağı, (20'li yaşlarda gibi yiyip, 30'lulardaki kadar hareket etmeyişimin sonucu olan 40'ların sonuna ait bir hazımsızlık sonucu) sabaha doğru izlediğim bir belgesel: Atmofer olayları, rüzgar ve hortumlar inceleniyordu. Üstelik sadece dünya değil, diğer gezegendeki fırtınalarda ele alınmış. Bir de sizin "negatif enerji"...
    Tüm fırtınalar ve hareketler tek bir amaca hizmet ediyor; sistemin dengesini sağlamak. Enerjice yoğun olan ortam, düşük olana doğru homojenleşme uğruna hareket ediyor.
    Atmofer üstü açık olsa da kapalı bir sistem. (Yerçekimi ile sınırları ve katmanları belirlenmiş).

    Bunun kapalı bir ortamdaki akışkanda nasıl olabileceğini merak ettim. Soruyu sordum.
    Süperpozisyon durumunu şu şeklide varsaydım. Çepere vurulan dalga tek bir yönden değil, tüm yönlerden (gerçekte kabın şekline göre ama kolay olması için silindir ya da küre düşündüm) içeriye dağılacak. Ve simetrik merkez hariç diğer noktaların hepsinde dalgaların belli bir koordinata ulaşma süresi farklı olacak. Çepere yakın oldukları yönden çabuk, uzak oldukları yönlerde geç. Bu şekilde bir vuruşun (b) dalgası çepere yakın bölgeden (diyelim ki) 1 saniyede ulaşırken, aynı vuruşun karşı yönden ğelen dalgası 2 saniyede ulaşacak,

    Bu durumda vuruşlar ritmik ise bir önceki vuruşun (a) dalgası da 2 saniye sonra varıyordur.
    Bu a ve b vuruşlarının farkli yönlerden gelen dalgalarının aynı nokta üzerinde, üst üste binmesini süper pozisyon olarak ele aldım.

    Sistem kapalı olduğu için üstüste geldikleri noktalarda dalgalarla taşınan enerjinin daha fazla olacağını düşündüm.
    Bu durumda da sistem içinde homojen (enerji) dağılım olmadığından, atmosferdeki gibi bölgesel farklılıklardan kaynaklanan düzeltme çabaları sonucu akımlar oluşabileceğini öngördüm. Tabii ortam yeterince büyük ise, aksi halde dengeye çabuk ulaşıp sistemi dağıtır patlatır dediğiniz gibi...
    Sonra akışkanlardaki parçacıkların durumunu merak ettim.
    Burada sorum şu: Sistem kapalı olmak şartıyla,sistem çok büyük olduğu zamanda, enınde sonunda tamamen homojenleşip sistemi dağıtır mı (kabı patlatır mı) yoksa atmosferdeki gibi farklı enerji yoğunlukları arasında akışkan hareketleri ile mi bu enerjiyi kullanır.

    Eğer akışkan hareketleri ile kullanıyorsa, sizin negatif enerji dediğiniz olabilir. Akışkan içindeki basınç ve hareketler dar mesafedeki parçacıkları birleştirirken, kritik mesafe üstünü ayırıyor olur.
    Yani uzay ve zaman dokusu bir süper akışkan özelliğe sahip ise benzer şekilde bir etki hem birleştirici hem de ayırıcı olabilir... (Bu denemem deki EGD oluyor aynı zamanda)...

    Gereksiz ayrıntılara girmiş olabilirim ama nasıl düşündüğmü aktarmaya da çalıştım. Cevap ve ilginiz içinde teşekkür ederim. Sayenizde eksik ve hatalı kısımlarımı azaltacağımı biliyorum...
  • 0
    :-) :-) :-) Öncelikle MERHABA !
    Kabı kapalı olarak ele aldım. Aslında merakımın kaynağı, (20'li yaşlarda gibi yiyip, 30'lulardaki kadar hareket etmeyişimin sonucu olan 40'ların sonuna ait bir hazımsızlık sonucu) sabaha doğru izlediğim bir belgesel: Atmosfer olayları, rüzgar ve hortumlar inceleniyordu. Üstelik sadece dünya değil, diğer gezegendeki fırtınalarda ele alınmış. Bir de sizin "negatif enerji"...
    Tüm fırtınalar ve hareketler tek bir amaca hizmet ediyor; sistemin dengesini sağlamak. Enerjice yoğun olan ortam, düşük olana doğru homojenleşme uğruna hareket ediyor.
    Atmosfer üstü açık olsa da kapalı bir sistem. (Yerçekimi ile sınırları ve katmanları belirlenmiş).

    Bunun kapalı bir ortamdaki akışkanda nasıl olabileceğini merak ettim. Soruyu sordum.
    Süper pozisyon durumunu şu şeklide varsaydım. Çepere vurulan dalga tek bir yönden değil, tüm yönlerden (gerçekte kabın şekline göre ama kolay olması için silindir ya da küre düşündüm) içeriye dağılacak. Ve simetrik merkez hariç diğer noktaların hepsinde dalgaların belli bir koordinata ulaşma süresi farklı olacak. Çepere yakın oldukları yönden çabuk, uzak oldukları yönlerde geç. Bu şekilde bir vuruşun (b) dalgası çepere yakın bölgeden (diyelim ki) 1 saniyede ulaşırken, aynı vuruşun karşı yönden gelen dalgası 2 saniyede ulaşacak,

    Bu durumda vuruşlar ritmik ise bir önceki vuruşun (a) dalgası da 2 saniye sonra varıyordur.
    Bu a ve b vuruşlarının farklı yönlerden gelen dalgalarının aynı nokta üzerinde, üst üste binmesini süper pozisyon olarak ele aldım.

    Sistem kapalı olduğu için üst üste geldikleri noktalarda dalgalarla taşınan enerjinin daha fazla olacağını düşündüm.
    Bu durumda da sistem içinde homojen (enerji) dağılım olmadığından, atmosferdeki gibi bölgesel farklılıklardan kaynaklanan düzeltme çabaları sonucu akımlar oluşabileceğini öngördüm. Tabii ortam yeterince büyük ise, aksi halde dengeye çabuk ulaşıp sistemi dağıtır patlatır dediğiniz gibi...
    Sonra akışkanlardaki parçacıkların durumunu merak ettim.
    Burada sorum şu: Sistem kapalı olmak şartıyla, sistem çok büyük olduğu zamanda, eninde sonunda tamamen homojenleşip sistemi dağıtır mı (kabı patlatır mı?) yoksa atmosferdeki gibi farklı enerji yoğunlukları arasında akışkan hareketleri ile mi bu enerjiyi kullanır.

    Eğer akışkan hareketleri ile kullanıyorsa, “negatif enerji” dediğiniz benzeri olabilir mi? Akışkan içindeki basınç ve hareketler dar mesafedeki parçacıkları birleştirirken, kritik mesafe üstünü ayırıyor olur.
    Yani uzay ve zaman dokusu bir süper akışkan özelliğe sahip ise benzer şekilde bir etki hem birleştirici hem de ayırıcı olabilir... (Bu denememdeki EGD oluyor aynı zamanda)...

    Gereksiz ayrıntılara girmiş olabilirim ama nasıl düşündüğümü aktarmaya da çalıştım. Cevap ve ilginiz içinde teşekkür ederim. Sayenizde eksik ve hatalı kısımlarımı azaltacağımı biliyorum...
  • 0
    Öncelikle teşekkür ederim... :-)

    Bir de şu kaçınmam gereken "tekil noktalar" konusunda ise biraz daha eleştirel (belirleyici) olabilirseniz (?) Çok sevinirim.

    Planck ölçekleri dışında (onlara bilgim, gücüm yetmez), kusurlu kısımları en azından makul bir belirsizliğe indirgemeye çalıştım.
    Ama açıkçası, tekrar tekrar okuyorum; kendimi tarafsız -eleştirel göremiyorum fazla. :-(
    Konuya hakim olmadığım için oluyor bu. Kitapları tekrarlarken, yeni bakışlar altında aldığım notlarla yakalarsam, bir iki düzeltme-ekleme imkanım oluyor.
    Bu nedenle direk hedef gösteren, sorgulamalarınız benim için düşündüğünüzden de değerli.
    Saygılarımla
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Giriş Yap