• 0

    1)Evrenin oluşumundaki bu hassas ayarlardan biri değişince canlılığın devamı için gerekli olan düzendeki bu evren oluşamıyor ama diğerleri de değişse yine evren oluşur mu? 2)Sonsuz evrenler teorisi tam olarak bilimsel açıdan ispatlanabilir mi? 3)Hassas ayarlar argümanını savunanlar temel kütle etkileşimlerinden birini değiştirip diğerlerini bırakıyorlar. Hâlbuki bir tanesi değişince diğerleri de değişiyor ve evren kurulabiliyor iddiası hakkında ne diyebiliriz? 4)Yukarıdaki sorularla alakalı Caner Bey ve Kerem Beyin tartışmasının olduğu bir video var. Onu izleyince merak ettim. https://www.youtube.com/watch?v=hPnvk0WJ350

    ykpzg 13 Ocak 2016
  • 0
    Yapılan araştırmalara göre evrenimizdeki kara madde oranı o kadar hassas ki, bu oranın oluşma şansı 10^500 (10 üzeri beş yüz) de 1. Bu rakam şans denemeyecek kadar yüksek, hayal gücümüzün bile çok ötesinde bir rakamdır. Şöyle açıklarsak; sayısal loto kazanma şansınız yaklaşık 10^7 de 1 'dir. Evrendeki atom sayısı 10^80 'dir. Burada 2 teori ortaya çıkıyor: evrenin bir yaratıcı tarafından en doğru değerler kullanılarak yaratıldığı teorisi ve 2. teori olarak çoklu evrenler teorisi. Çoklu evrenler teorisine göre, evrenimizdeki bu çok hassas kara madde oranının oluşabilmesi için 10^500 tane evren olması gerekiyor. Yani 10^500 evrenden birinde bu hassas oran tuttu ve tüm galaksiler, yıldızlar oluştu, o da bizim evrenimiz.
    Mehmet Ali 17 Ocak 2016
  • 0
    teorim şu evrenin sonu var hatta evrenlerin multi olarak birbirine bağlı olabilirler ama bunlar hiç yokken tek bir şey halindeyken patlama meydana geldiği alda o ortam veya çevre neydi yani evren neyin içinde veya neyin üstünde yada neyin arasında bende buna çok kafayı taktım ve şu kanate vardım boyutsal bir iskelet var evrenlerin iskeleti ve bu iskelet 1D 2D 3D 4D 5D...9D ye kadar gidiyor ve bu boyutsal kavramlar evrenlerimizin yapı taşlarının iskeleti bunlar üzerinde var olmaya başlamış olabilir evrenler hatta bu yapıtaşları yani Boyutlar ayna görevi gibidir sonsuza gider ama birbirini tekrar eden diziler gibi sonsuza gider buda çoklu evrenlerin ve kendi evrenimizin oluşurken nasıl ve nerede hangi ortamda meydana geldi gibi soruların cevabı olabilir
    Kıvanç 19 Ocak 2016
  • 0
    Çoklu evrenler fikri bunu açıklamak için düşünülse de bence kesin bir açıklama sunamaz.İlk olarak oluşacak evrenlerde bu ayarların dengeli bir şekilde(bizim evrenimizdeki gibi) meydana geleceği kesin değildir.1 googolplex kadar evren de olsa ayarların bu şekilde meydana geleceği kesin değildir.Sadece elimizdeki olasılıklardan bahsedebiliriz.Olasılığın ne kadar mümkün olduğu hakkında yorum yapabiliriz.Buna karşı "sonsuz evrenler" fikrini savunanlar olsa da, -yine bence- bu fikir de pek tutarlı değildir.En başta, bir şeyin sonsuz sayıda olması bütün olasılıkların gerçekleşeceği anlamına gelmez.Elimizde sonsuz sayıda olasılık var dersek ve sonsuz sayıda da evren var dersek, bu sonsuz sayıda evren sonsuz sayıda olasılığı barındırmıyor olabilir.Bu bir kesinlik değil, sadece olasılığı yükseltmeye çalışan bir modeldir.Bunu kavramak için şu örneği düşünebilirsiniz: Sonsuz yüzlü bir zarı sonsuz kadar atarsak bütün olasılıkların gelme ihtimali nedir?Mantıken elimizde iki sonsuzluk var, belki bunlardan biri diğerini kapsayan bir sonsuzluk; ya da cevap 1(kesin olasılık) olabilir.Ama -eğer denklemlerde bir hata yoksa- cevap 1 değil.Hatta denklemleri çözdüğümüz zaman sonucun sıfıra gittiğini görüyoruz.Yani sonsuz yüzlü bir zarı sonsuz kere atsak da bütün yüzeylerin gelemeyeceğini matematiksel olarak bulmuş oluyoruz(Hesaplamaları ben yapmadım, isteyen kişiler iletişim kurmayı deneyebilir.).Aynı şeyi benzetme yaparak "sonsuz evrenler" üzerinde de düşündüğümüzde sonsuz sayıda evren olmasının bizim evrenimizin neden bu şekilde olduğuna dair kesin bir açıklama getiremediğini görürüz.Sadece olasılıklar üzerine yeni bir bakış açısı getirmiş olacağız ancak bu sefer başka sorunlarla karşılaşacağız.-Eğer böyle bir şey olursa- elbette bu bir olasılık diyerek kabul edenler olacak ve bu olasılığın-ki sonsuz evrenleri düşünürsek çok küçük bir olasılık olmasını bekliyorum- bir hassas ayar olduğunu savunanlar olacaktır.Bunun üzerine kendi düşüncem olan bir benzetmeyi de paylaşmak istiyorum.Yukarıda da bahsettiğim gibi matematiksel olarak bazı sonsuzlar başka sonsuzlardan daha büyük olabilir.Bu durum zar örneğindeki gibi sonucun imkansıza gitmesine sebep verebilir.Böyle bir durumda, evren benzetmesini tek bir denkleme indirgersek ve elimize de sonsuz sayıda reel sayı alırsak bu denkemi çözebilir miyiz?Bu birçok denklem için doğru ama birçok denklem için de hatalı bir söylem olur.Mesela deltası eksi değer çıkan denklemleri çözmek için reel sayılar yeterli değildir.Veya örneğimizi genişletirsek(karmaşık sayıları da işin içine koyarak) başka bir denklemi çözmeye çalışalım.Elimizdeki sonsuz sayıda veri ve çok sayıda yöntem ile "x+5=x" denklemini çözebilir miyiz?Elimizdeki verilerle hayır.Bu denklem -eğer çözülebilir ise- yeni bir veri sistemine ihtiyaç duymaktadır.Hatta belki de şu andaki matematik bilgisinin dışında yeni ve kapsayıcı bir matematik havuzuna.Elimizdeki bilgilere göre çıkaracağımız sonuç bu denklemin hatalı olmasından başka bir şey değildir.Çünkü x'leri götürürsek 5=0 sonucunun -hatalı bir sonuç- çıkacağını görürüz.Verdiğim denklem örnekleri sadece benim kendi düşüncemdir.Bu örneği sonsuz evren fikri üzerine bir benzetme olarak kullandıysam da bu denklemlerin evreni betimleyen kurallar arasında bir yerinin olup olmadığının, ve eğer varsa nasıl bir yeri olduğunun da tartışılması gerektiğini düşünüyorum.Ayrıca, sonsuz evrenler fikri -bir Müslüman olarak- Allah(c.c.) 'a karşı (Hâşa) bir tez oluşturmaz.Sonsuz Sayıda Evreni Yaratan yine Allah(c.c.) olur.Ayrıca, bu fikrin(sonsuz evrenler) şu anda deneysel bir temeli,bildiğim kadarıyla,yoktur.
    Enfalx 26 Ocak 2016
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Giriş Yap